العصف والعصيفة: الذي يعصف من الزرع، ويقال لحطام النبت المتكسر: عصف. قال تعالى: والحب ذو العصف [الرحمن/ 12]، كعصف مأكول [الفيل/ 5]، وريح عاصف [يونس/ 22]، وعاصفة ومعصفة: تكسر الشيء فتجعله كعصف، وعصفت بهم الريح تشبيها بذلك.
Exdore translation — not part of the source
"el-Asf" ve "el-asîfe": ekinden savrulup dökülen (kabuk, saman gibi) kısımdır; kırılıp ufalanmış bitki kırıntısına da "asf" denir. Yüce Allah şöyle buyurdu: "Ve samanlı/kabuklu taneler" [55:12], "Yenilmiş ekin (saman) gibi" [105:5] ve "Şiddetli esen (âsıf) bir rüzgâr" [10:22]. "Âsıfe" ve "mu'sıfe" (rüzgâr): bir şeyi kırıp onu asf (saman kırıntısı) haline getirendir. "عَصَفَتْ بِهِمُ الرِّيحُ" (rüzgâr onları savurup kırdı) ifadesi de buna benzetilerek kullanılır.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)