يقال: وزعته عن كذا: كففته عنه. قال تعالى: وحشر لسليمان إلى قوله: فهم يوزعون [النمل/ 17] فقوله: يوزعون [النمل/ 17] إشارة إلى أنهم مع كثرتهم وتفاوتهم لم يكونوا مهملين ومبعدين، كما يكون الجيش الكثير المتأذى بمعرتهم بل كانوا مسوسين ومقموعين. وقيل في قوله: يوزعون أي: حبس أولهم على آخرهم، وقوله: ويوم يحشر إلى قوله: فهم يوزعون [فصلت/ 19] فهذا وزع على سبيل العقوبة، كقوله: ولهم مقامع من حديد [الحج/ 21] وقيل: لا بد للسلطان من وزعة ، وقيل: الوزوع الولوع بالشيء . يقال: أوزع الله فلانا: إذا ألهمه الشكر، وقيل: هو من أوزع بالشيء: إذا أولع به، كأن الله تعالى يوزعه بشكره، ورجل وزوع، وقوله: رب أوزعني أن أشكر نعمتك [النمل/ 19] قيل: معناه: ألهمني ، وتحقيقه: أولعني ذلك، واجعلني بحيث أزع نفسي عن الكفران.
Exdore translation — not part of the source
"Vezea'tühû an kezâ" denir: onu şundan alıkoydum, ondan menettim. Yüce Allah şöyle buyurdu: "Süleyman için (orduları) toplandı" sözünden "...böylece onlar düzene sokulurlar (yûzeûn)" [27:17] sözüne kadar. "Yûzeûn" [27:17] sözü, onların çokluklarına ve farklılıklarına rağmen -verdikleri zarar ve rahatsızlıkla eziyet çektirilen kalabalık bir ordu gibi- başıboş bırakılmış ve dağıtılmış olmadıklarına; aksine idare edilen ve zapt altında tutulan (bir topluluk) olduklarına işarettir. "Yûzeûn" sözü hakkında şöyle de denilmiştir: yani öndekileri sondakiler(e yetişsin diye) durdurulur. Yine (Allah'ın) "Ve o gün toplanır" sözünden "...böylece onlar sevk edilirler (yûzeûn)" [41:19] sözüne kadar (olan ayet vardır). İşte bu, ceza yoluyla bir sevk etmedir; tıpkı "Onlar için demirden topuzlar/kamçılar vardır" [22:21] sözü gibi. Denildi ki: Hükümdarın mutlaka vezea'ye (halkı zapt edip düzene sokan görevlilere) ihtiyacı vardır. Denildi ki: "el-vüzû'", bir şeye düşkünlük ve tutkunluktur (vülû'). "Evzea'llâhü fülânen" denir: Allah ona şükretmeyi ilham ettiğinde (böyle denir). Denildi ki: bu, "evzea bi'ş-şey'" ifadesindendir: bir şeye düşkün olduğunda (kullanılır); sanki Yüce Allah onu şükrüne düşkün kılmaktadır. Ayrıca "vezû' (çok düşkün) adam" (denir). "Rabbim, bana nimetine şükretmemi ilham et (evzi'nî)" [27:19] sözü hakkında; denildi ki anlamı: bana ilham et. Bunun asıl tahkiki ise: beni ona düşkün kıl ve beni, nefsimi nankörlükten alıkoyacak (ezea) bir hâle getir (demektir).
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)