2:160
إِلَّا ٱلَّذِينَ تَابُوا۟ وَأَصْلَحُوا۟ وَبَيَّنُوا۟ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ ۚ وَأَنَا ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
Word by word
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Translation
Except those who repent and make amends and openly declare (the Truth): To them I turn; for I am Oft-returning, Most Merciful.
A. Yusuf Alipublic-domain
unless they repent, make amends, and declare the truth. I will certainly accept their repentance: I am the Ever Relenting, the Most Merciful.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
Except those who repent and amend and make manifest (the truth). These it is toward whom I relent. I am the Relenting, the Merciful.
M. Pickthallpublic-domain
Except for those who repent and correct themselves and make evident [what they concealed]. Those - I will accept their repentance, and I am the Accepting of Repentance, the Merciful.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
İndirdiğimiz belgeleri ve doğru yolu Kitab'da insanlara açıkladıktan sonra, gizleyen kimseler var ya, onlara hem Allah lanet eder, hem lanetçiler lanet eder, ancak tevbe edenler, ıslah olanlar ve gerçeği ortaya koyanlar müstesna; işte onların tevbesini kabul ederim. Ben, tevbeleri daima kabul ve merhamet edenim.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. İşte onları ben bağışlarım. Ben çok merhamet ediciyim, tevbeleri çokça kabul ederim.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Ancak tevbe edip kendilerini düzeltenler ve (gerçeği) açıkça ortaya koyanlar başkadır. Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeleri çok kabul edenim; çok merhametli olanım.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
إلا الذين رجعوا مستغفرين الله من خطاياهم، وأصلحوا ما أفسدوه، وبَيَّنوا ما كتموه، فأولئك أقبل توبتهم وأجازيهم بالمغفرة، وأنا التواب على من تاب من عبادي، الرحيم بهم؛ إذ وفقتُهم للتوبة وقبلتها منهم.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution