← Rehberler

İsraf, Denge ve Canlılar: Kuran'ın Ölçü Çağrısı

Tüketim çılgınlığı, kirlenen denizler, tükenen türler... Bunlar bugünün manşetleri. Ama "ölçü", "denge" ve "israf" Kuran'ın çok eski kavramları. Bu yazıda önce metni olduğu gibi dinleyelim; ardından buradan çıkan dersleri "(yorum)" etiketiyle ayrı tutalım. Amaç bir dava açmak değil, sakin bir okumaya davet etmek.

Kuran ne diyor?

۞ يَـٰبَنِىٓ ءَادَمَ خُذُوا۟ زِينَتَكُمْ عِندَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ وَلَا تُسْرِفُوٓا۟ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْرِفِينَ

"Ey âdemoğulları! Her secdede ziynetinizi takının! Yiyin, için, israf etmeyin! Şüphesiz ki O, israf edenleri sevmez." — A'râf 7:31

وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ

أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ

وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ

"(Allah) dengede azgınlık yapmayasınız (dengeyi bozmayasınız) diye göğü yükseltmiş ve (oraya) bir denge koymuştur. ... Ölçüyü adaletle yerine getirin ve eksik tartmayın!" — Rahmân 55:7-9

ظَهَرَ ٱلْفَسَادُ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِى ٱلنَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ ٱلَّذِى عَمِلُوا۟ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

"İnsanların elleriyle kazandıkları (yaptıkları) yüzünden karada ve denizde bozulma meydana geldi. Böylece (yanlış yoldan) dönsünler diye (Allah onların) yaptıklarının bir kısmını onlara tattırır." — Rûm 30:41

وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا طَـٰٓئِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلَّآ أُمَمٌ أَمْثَالُكُم ۚ مَّا فَرَّطْنَا فِى ٱلْكِتَـٰبِ مِن شَىْءٍ ۚ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ

"Yerde yürüyen canlılar ve (gökte) iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi ancak sizin gibi topluluklardır. Biz o kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra sadece Rablerinin huzurunda toplanacaklardır." — En'âm 6:38

Ne öğreniyoruz?

(yorum) Bu ayetler bir araya gelince dört çizgi beliriyor:

  • İsraf hoş görülmez. 7:31 yemeyi-içmeyi yasaklamıyor; aşırıya kaçmayı, savurganlığı sevimsiz buluyor. "Allah israf edenleri sevmez" ifadesi, tüketimi bir ahlak meselesi olarak çerçeveliyor.
  • Evrene bir denge konmuş. 55:7-9'da gök "mizan" (denge/ölçü) ile birlikte anılıyor; insandan da bu dengeyi bozmaması, tartıyı adaletle tutması isteniyor. (yorum) Buradaki "mizan", hem ticarette dürüst tartı hem de tabiattaki ölçü olarak geniş okunabilir.
  • "Fesad" eleştirisi. 30:41 bozulmanın "insanların elleriyle kazandıkları" yüzünden karada ve denizde ortaya çıktığını söylüyor. (yorum) Ayetin kendisi belirli bir çevre felaketini adlandırmaz; ama insan eyleminin yeryüzünü bozabileceği ilkesini açıkça kurar.
  • Canlılara saygı. 6:38 kuşları ve yerdeki canlıları "sizin gibi topluluklar (ümem)" diye anar. (yorum) Bu, diğer türleri salt kaynak değil, kendi varoluşları olan topluluklar olarak görmeye davet eder.

Farklı okumalar

(yorum) Kimi okumalar bu ayetleri öncelikle bireysel ahlak (savurganlıktan, ticarette hileden sakınma) ekseninde anlar. Kimileri ise "mizan" ve "fesad" kavramlarını daha geniş bir tabiat-adalet ufkuyla, çağdaş çevre bilincine açılan ilkeler olarak okur. Her iki okuma da metnin lafzına yaslanabilir; aralarında seçim yapmayı dayatmıyoruz.

Dürüst sınır

Metinde kesin olan: israfın hoş görülmediği (7:31), bir dengenin konduğu ve tartının adaletle tutulması gerektiği (55:7-9), insan elinin bozulmaya yol açabileceği (30:41) ve canlıların "topluluklar" olarak anıldığı (6:38). (yorum) olarak tartışmalı kalan: bu ayetleri belirli bir iklim politikasının ya da modern ekoloji programının birebir karşılığı gibi sunmak. Ayetler ilke verir; güncel uygulamayı kurmak insanın akıl ve içtihad alanıdır. Ayetin söylediğiyle bizim çıkardığımızı karıştırmamak gerekir.

Sonuç: Kuran, yiyip içmeyi yasaklamadan israfı sevimsiz bulur; evrene bir denge yerleştirip insandan bu dengeyi korumasını ister; bozgunculuğu eleştirir ve diğer canlıları bizim gibi topluluklar sayar. Bu çerçeve, hem kişisel ölçülülüğe hem de yeryüzüne karşı sorumlu bir tavra sakin bir çağrı olarak okunabilir.

İlgili makaleler

Kaynak: Kur'an ayetleri (M. Okuyan meali). Metin/yorum ayrimiyla sunulur; fikhi fetva degildir.

İlgili ayetler