← Sure 10

10:107

وَإِن يَمْسَسْكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَ ۖ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَآدَّ لِفَضْلِهِۦ ۚ يُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ ۚ وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Kelime kelime

وَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
يَمْسَسْكَ
sana verirse
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
يَمْسَسْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِضُرٍّ
bir sıkıntı
İsim
Kök: ضرر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ضُرٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَلَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
كَاشِفَ
giderecek
İsim
Kök: كشف
Dilbilgisi (i'rab)
كَاشِفَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
لَهُۥٓ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥٓİsimzamir، 3. tekil eril
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
هُوَ
O'ndan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
يُرِدْكَ
senin için dilerse
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
بِخَيْرٍ
bir iyilik
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
خَيْرٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَلَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
رَآدَّ
geri çevirecek
İsim
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
رَآدَّİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
لِفَضْلِهِۦ
O'nun lütfunu
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
فَضْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يُصِيبُ
verir
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
يُصِيبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
bunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
مَن
kimseye
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مِنْ
kullarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِبَادِهِۦ
kullarının
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَهُوَ
ve O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْغَفُورُ
bağışlayıcıdır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَفُورُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلرَّحِيمُ
merhamet edicidir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحِيمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse O'nun nimetini engelleyecek yoktur. O'nu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve eğer Allah, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O'ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O'nun hayrını engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasip eder. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah sana bir sıkıntı dokundurursa, onu O’ndan başka açıp (giderecek) yoktur. Sana bir iyilik dilerse, O’nun lütfunu geri çevirebilecek de yoktur. Onu kullarından dilediğine (layık olana) ulaştırır. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If Allah do touch thee with hurt, there is none can remove it but He: if He do design some benefit for thee, there is none can keep back His favour: He causeth it to reach whomsoever of His servants He pleaseth. And He is the Oft-Forgiving, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

If God inflicts harm on you, no one can remove it but Him, and if He intends good for you, no one can turn His bounty away; He grants His bounty to any of His servants He will. He is the Most Forgiving, the Most Merciful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If Allah afflicteth thee with some hurt, there is none who can remove it save Him; and if He desireth good for thee, there is none who can repel His bounty. He striketh with it whom He will of his bondmen. He is the Forgiving, the Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

And if Allāh should touch you with adversity, there is no remover of it except Him; and if He intends for you good, then there is no repeller of His bounty. He causes it to reach whom He wills of His servants. And He is the Forgiving, the Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإن يصبك الله -أيها الرسول- بشدة أو بلاء فلا كاشف لذلك إلا هو جلَّ وعلا وإن يُرِدْك برخاء أو نعمة لا يمنعه عنك أحد، يصيب الله عز وجل بالسراء والضراء من يشاء من عباده، وهو الغفور لذنوب مَن تاب، الرحيم بمن آمن به وأطاعه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?