← Sure 10

10:19

وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةً وَٰحِدَةً فَٱخْتَلَفُوا۟ ۚ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Kelime kelime

وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
değildir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلنَّاسُ
insanlar
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
إِلَّآ
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أُمَّةً
bir ümmettir
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٰحِدَةً
tek
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰحِدَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَٱخْتَلَفُوا۟
sonradan ayrılığa düştüler
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱخْتَلَفُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَوْلَا
eğer olmasaydı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْلَاEdatşart
كَلِمَةٌ
bir takdir
İsim
Kök: كلم
Dilbilgisi (i'rab)
كَلِمَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
سَبَقَتْ
önceden belirlenmiş
Fiil
Kök: سبق
Dilbilgisi (i'rab)
سَبَقَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مِن
Rabbin tarafından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَقُضِىَ
kesin hüküm verilirdi
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قُضِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
بَيْنَهُمْ
aralarında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيمَا
şeylerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
مَاİsimism-i mevsûl
فِيهِ
onda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düştükleri
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
يَخْتَلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

İnsanlar bir tek ümmettiler, sonra ayrılığa düştüler; şayet Rabbinden, daha önce bir takdir geçmemiş olsaydı, aralarında ihtilafa düştükleri şeyler hakkında hüküm çoktan verilmiş olurdu.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnsanlar, aslında bir tek ümmet idiler, sonra ihtilafa düşüp ayrı ayrı oldular. Eğer Rabbinden bir karar çıkmamış olsa idi, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında çoktan hüküm verilmiş olurdu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnsanlar sadece tek bir ümmetti; sonradan ayrılığa düştüler. Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda aralarında elbette (hemen) hüküm verilirdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Mankind was but one nation, but differed (later). Had it not been for a word that went forth before from thy Lord, their differences would have been settled between them.

A. Yusuf Alipublic-domain

All people were originally one single community, but later they differed. If it had not been for a word from your Lord, the preordained judgement would already have been passed between them regarding their differences.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Mankind were but one community; then they differed; and had it not been for a word that had already gone forth from thy Lord it had been judged between them in respect of that wherein they differ.

M. Pickthallpublic-domain

And mankind was not but one community [united in religion], but [then] they differed. And if not for a word that preceded from your Lord, it would have been judged between them [immediately] concerning that over which they differ.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

كان الناس على دين واحد وهو الإسلام، ثم اختلفوا بعد ذلك، فكفر بعضهم، وثبت بعضهم على الحق. ولولا كلمة سبقت من الله بإمهال العاصين وعدم معاجلتهم بذنوبهم لقُضِيَ بينهم: بأن يُهْلك أهل الباطل منهم، وينجي أهل الحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular