← Sure 10

10:59

قُلْ أَرَءَيْتُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ لَكُم مِّن رِّزْقٍ فَجَعَلْتُم مِّنْهُ حَرَامًا وَحَلَـٰلًا قُلْ ءَآللَّهُ أَذِنَ لَكُمْ ۖ أَمْ عَلَى ٱللَّهِ تَفْتَرُونَ

Kelime kelime

قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
أَرَءَيْتُم
görmüyor musunuz?
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
رَءَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّآ
indirdiğini
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّآİsimism-i mevsûl
أَنزَلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَكُم
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمİsimzamir، 2. çoğul eril
مِّن
rızıktan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رِّزْقٍ
rızık
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رِّزْقٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَجَعَلْتُم
ve sizin kıldığınızı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْهُ
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حَرَامًا
(bir kısmını) haram
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَامًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَحَلَٰلًا
(bir kısmını) helal
İsim
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حَلَٰلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
ءَآللَّهُ
Allah mı?
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ءَİsimsoru، ön ek
آللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَذِنَ
izin verdi
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
أَذِنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
أَمْ
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdatatıf bağlacı
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
تَفْتَرُونَ
iftira (mı) ediyorsunuz
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْتَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

De ki: "Allah'ın size indirdiği rızkın bir kısmını haram, bir kısmını helal kıldığınızı görmüyor musunuz?" De ki: "Size Allah mı izin verdi, yoksa Allah'a karşı yalan mı uyduruyorsunuz?"

Diyanet İşleriall-rights-reserved

De ki, "Baksanıza, Allah sizin için nice rızıklar indirdi, siz onlardan bir kısmını haram, bir kısmını helâl yaptınız". De ki, "Size Allah mı izin verdi, yoksa siz Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

De ki: “Allah’ın size indirdiği rızıktan (bir kısmını) helâl, (bir kısmını da) haram kıldığınızı gördünüz mü?” De ki: “Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say: "See ye what things Allah hath sent down to you for sustenance? Yet ye hold forbidden some things thereof and (some things) lawful." Say: "Hath Allah indeed permitted you, or do ye invent (things) to attribute to Allah?"

A. Yusuf Alipublic-domain

Say, ‘Think about the provision God has sent down for you, some of which you have made unlawful and some lawful.’ Say, ‘Has God given you permission [to do this], or are you inventing lies about God?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say: Have ye considered what provision Allah hath sent down for you, how ye have made of it lawful and unlawful? Hath Allah permitted you, or do ye invent a lie concerning Allah?

M. Pickthallpublic-domain

Say, "Have you seen what Allāh has sent down to you of provision of which you have made [some] lawful and [some] unlawful?" Say, "Has Allāh permitted you [to do so], or do you invent [something] about Allāh?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قل -أيها الرسول- لهؤلاء الجاحدين للوحي: أخبروني عن هذا الرزق الذي خلقه الله لكم من الحيوان والنبات والخيرات فحلَّلتم بعض ذلك لأنفسكم وحرَّمتم بعضه، قل لهم: آلله أذن لكم بذلك، أم تقولون على الله الباطل وتكذبون؟ وإنهم ليقولون على الله الباطل ويكذبون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?