← Sure 11

11:28

قَالَ يَـٰقَوْمِ أَرَءَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَءَاتَىٰنِى رَحْمَةً مِّنْ عِندِهِۦ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْ أَنُلْزِمُكُمُوهَا وَأَنتُمْ لَهَا كَـٰرِهُونَ

Kelime kelime

قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَٰقَوْمِ
Ey kavmim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
قَوْمِİsimeril، merfû (nominatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
أَرَءَيْتُمْ
Ne dersiniz?
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
رَءَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتُ
ben isem
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
عَلَىٰ
üzere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
بَيِّنَةٍ
bir delil
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيِّنَةٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
Rabbimden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّى
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَءَاتَىٰنِى
ve bana vermişse
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
ءَاتَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
رَحْمَةً
bir rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْ
katından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِهِۦ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَعُمِّيَتْ
bu gizli bırakılmış ise
Fiil
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عُمِّيَتْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَنُلْزِمُكُمُوهَا
biz sizi zorlayacak mıyız?
Fiil
Kök: لزم
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
نُلْزِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كُمُوİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَأَنتُمْ
siz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
لَهَا
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
كَٰرِهُونَ
istemediğiniz halde
İsim
Kök: كره
Dilbilgisi (i'rab)
كَٰرِهُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Nuh: "Ey milletim! Rabbimin katından bir delilim bulunsa ve bana yine katından bir rahmet vermiş de bunlar sizden gizlenmiş olsa, söyleyin bana, hoşlanmadığınız halde zorla sizi bunlara mecbur mu ederiz?" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Nuh dedi ki; "Ey kavmim! Peki şu söyleyeceğime ne diyeceksiniz? Ben Rabbimden apaçık bir delil üzere isem ve O, bana kendi tarafından bir rahmet bahşetmişse, size de onu görecek göz verilmemişse biz, istemediğiniz halde onu size zorla mı kabul ettireceğiz?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Nuh onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim! Bir düşünsenize! Ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendi katından bir rahmet vermiş de bu size gizli tutulmuşsa (siz kendinizi buna kapattıysanız) buna ne dersiniz? Onu istemediğiniz hâlde biz (beraberimdekiler) sizi ona zorlayacak mıyız?

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "O my people! See ye if (it be that) I have a Clear Sign from my Lord, and that He hath sent Mercy unto me from His own presence, but that the Mercy hath been obscured from your sight? shall we compel you to accept it when ye are averse to it?

A. Yusuf Alipublic-domain

He said, ‘My people, think: if I did have a clear sign from my Lord, and He had given me grace of His own, though it was hidden from you, could we force you to accept it against your will?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: O my people! Bethink you, if I rely on a clear proof from my Lord and there hath come unto me a mercy from His presence, and it hath been made obscure to you, can we compel you to accept it when ye are averse thereto?

M. Pickthallpublic-domain

He said, "O my people, have you considered: if I should be upon clear evidence from my Lord while He has given me mercy from Himself but it has been made unapparent to you, should we force it upon you while you are averse to it?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال نوح: يا قومي أرأيتم إن كنتُ على حجة ظاهرة من ربي فيما جئتكم به تبيِّن لكم أنني على الحق من عنده، وآتاني رحمة من عنده، وهي النبوة والرسالة فأخفاها عليكم بسبب جهلكم وغروركم، فهل يصح أن نُلْزمكم إياها بالإكراه وأنتم جاحدون بها؟ لا نفعل ذلك، ولكن نَكِل أمركم إلى الله حتى يقضي في أمركم ما يشاء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?