← Sure 11

11:27

فَقَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ مَا نَرَىٰكَ إِلَّا بَشَرًا مِّثْلَنَا وَمَا نَرَىٰكَ ٱتَّبَعَكَ إِلَّا ٱلَّذِينَ هُمْ أَرَاذِلُنَا بَادِىَ ٱلرَّأْىِ وَمَا نَرَىٰ لَكُمْ عَلَيْنَا مِن فَضْلٍۭ بَلْ نَظُنُّكُمْ كَـٰذِبِينَ

Kelime kelime

فَقَالَ
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْمَلَأُ
ileri gelenleri
İsim
Kök: ملأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَأُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
inkar eden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
kavminden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَوْمِهِۦ
kavminin
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَا
biz seni görmüyoruz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مَاEdatolumsuzluk
نَرَىٰكَ
seni görüyoruz
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
نَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
إِلَّا
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
بَشَرًا
bir insandan
İsim
Kök: بشر
Dilbilgisi (i'rab)
بَشَرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّثْلَنَا
bizim gibi
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِّثْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
نَرَىٰكَ
görmüyoruz
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
نَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱتَّبَعَكَ
sana uyduğunu
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّبَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
إِلَّا
başkasının
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱلَّذِينَ
olandan
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
هُمْ
kendisi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
أَرَاذِلُنَا
en aşağılıklarımız
İsim
Kök: رذل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَاذِلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بَادِىَ
sığ (görüşlü)
İsim
Kök: بدو
Dilbilgisi (i'rab)
بَادِىَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلرَّأْىِ
(sığ) görüşlü
İsim
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّأْىِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
نَرَىٰ
görmüyoruz
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
نَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
لَكُمْ
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
عَلَيْنَا
bize karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِن
hiç
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
فَضْلٍۭ
üstünlüğünüzü
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلٍۭİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَلْ
aksine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
نَظُنُّكُمْ
zannediyoruz ki siz
Fiil
Kök: ظنن
Dilbilgisi (i'rab)
نَظُنُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
كَٰذِبِينَ
yalancılarsınız
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَٰذِبِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Milletinin inkarcı ileri gelenleri: "Senin ancak kendimiz gibi bir insan olduğunu görüyoruz. Daha başlangıçta, sana bizim ayak takımı dışında kimsenin uyduğunu görmüyoruz. Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur; biz sizi yalancı sanıyoruz" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Buna karşılık, kavminin ileri gelen kâfirlerinden bir kısmı dediler ki: "Biz seni bizim gibi insanlardan biri olarak görüyoruz, başka değil. İlk bakışta bizim ayak takımımızdan başkasının senin arkana düştüğünü görmüyoruz. Sizin bizden fazla bir meziyetinizi de görmüyoruz. Aksine sizi yalancılar sanıyoruz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kavminden kâfir olan yöneticiler şöyle demişlerdi: “Biz seni bizim gibi bir insandan başka bir şey olarak görmüyoruz. İçimizden, basit görüşlü, en rezillerimizden başkasının da sana uyduğunu görmüyoruz. Sizin bize karşı hiçbir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine sizin yalancılar olduğunuzu sanıyoruz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But the chiefs of the Unbelievers among his people said: "We see (in) thee nothing but a man like ourselves: Nor do we see that any follow thee but the meanest among us, in judgment immature: Nor do we see in you (all) any merit above us: in fact we think ye are liars!"

A. Yusuf Alipublic-domain

But the prominent disbelievers among his people said, ‘We can see that you are nothing but a mortal like ourselves, and it is clear to see that only the vilest among us follow you. We cannot see how you are any better than we are. In fact, we think you are a liar.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The chieftains of his folk, who disbelieved, said: We see thee but a mortal like us, and we see not that any follow thee save the most abject among us, without reflection. We behold in you no merit above us - nay, we deem you liars.

M. Pickthallpublic-domain

So the eminent among those who disbelieved from his people said, "We do not see you but as a man like ourselves, and we do not see you followed except by those who are the lowest of us [and] at first suggestion. And we do not see in you over us any merit; rather, we think you are liars."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فقال رؤساء الكفر من قومه: إنك لست بمَلَك ولكنك بشر، فكيف أُوحي إليك مِن دوننا؟ وما نراك اتبعك إلا الذين هم أسافلنا وإنما اتبعوك من غير تفكر ولا رويَّة، وما نرى لكم علينا من فضل في رزق ولا مال لـمَّا دخلتم في دينكم هذا، بل نعتقد أنكم كاذبون فيما تدَّعون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular