← Sure 11

11:87

قَالُوا۟ يَـٰشُعَيْبُ أَصَلَوٰتُكَ تَأْمُرُكَ أَن نَّتْرُكَ مَا يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَآ أَوْ أَن نَّفْعَلَ فِىٓ أَمْوَٰلِنَا مَا نَشَـٰٓؤُا۟ ۖ إِنَّكَ لَأَنتَ ٱلْحَلِيمُ ٱلرَّشِيدُ

Kelime kelime

قَالُوا۟
onlar (şöyle) dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰشُعَيْبُ
Ey Şuayb
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
شُعَيْبُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَصَلَوٰتُكَ
namazın mı?
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
صَلَوٰتُİsimdişil، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
تَأْمُرُكَ
sana emrediyor
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْمُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَن
bırakmamızı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
نَّتْرُكَ
geriye bıraktıkları
Fiil
Kök: ترك
Dilbilgisi (i'rab)
نَّتْرُكَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يَعْبُدُ
taptıkları
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْبُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ءَابَآؤُنَآ
babalarımızın
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآؤُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
أَن
yapmaktan vazgeçmemizi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
نَّفْعَلَ
yaptıkları
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
نَّفْعَلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
فِىٓ
mallarımızda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَمْوَٰلِنَا
mallarını
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَا
şeyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
نَشَٰٓؤُا۟
istediğimiz
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
نَشَٰٓؤُا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
إِنَّكَ
doğrusu sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَأَنتَ
birisin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
ٱلْحَلِيمُ
yufka yürekli
İsim
Kök: حلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَلِيمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلرَّشِيدُ
akıllı
İsim
Kök: رشد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّشِيدُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

"Ey Şuayb! Babalarımızın taptığını bırakmamızı emreden veya mallarımızı istediğimiz gibi kullanmamızı meneden senin namazın mıdır? Sen doğrusu aklı başında, yumuşak huylu birisin" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dediler ki; "Ey Şu'ayb, atalarımızın taptıklarını terketmemizi veya mallarımızda dilediğimizi yapmaktan vazgeçmemizi sana namazın mı emrediyor? Oysa ki sen yumuşak huylusun ve aklı başında bir adamsın."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Medyenliler Şuayb’a) şöyle demişlerdi: “Ey Şuayb! Babalarımızın taptıklarını (putları) veya mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana salâtın (ibadetin) mi emrediyor? Şüphesiz ki sen çok hoşgörülüsün; akıllısın!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "O Shu'aib! Does thy (religion of) prayer command thee that we leave off the worship which our fathers practised, or that we leave off doing what we like with our property? truly, thou art the one that forbeareth with faults and is right-minded!"

A. Yusuf Alipublic-domain

They said, ‘Shuayb, does your prayer tell you that we should abandon what our forefathers worshipped and refrain from doing whatever we please with our own property? Indeed you are a tolerant and sensible man.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: O Shu'eyb! Doth thy way of prayer command thee that we should forsake that which our fathers (used to) worship, or that we (should leave off) doing what we will with our own property. Lo! thou art the mild, the guide to right behaviour.

M. Pickthallpublic-domain

They said, "O Shuʿayb, does your prayer [i.e., religion] command you that we should leave what our fathers worship or not do with our wealth what we please? Indeed, you are the forbearing, the discerning!"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قالوا: يا شعيب أهذه الصلاة التي تداوم عليها تأمرك بأن نترك ما يعبده آباؤنا من الأصنام والأوثان، أو أن نمتنع عن التصرف في كسب أموالنا بما نستطيع من احتيال ومكر؟ وقالوا -استهزاءً به-: إنك لأنت الحليم الرشيد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular