← Sure 12

12:3

نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ ٱلْقَصَصِ بِمَآ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ هَـٰذَا ٱلْقُرْءَانَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلْغَـٰفِلِينَ

Kelime kelime

نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
نَقُصُّ
anlatıyoruz
Fiil
Kök: قصص
Dilbilgisi (i'rab)
نَقُصُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
عَلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
أَحْسَنَ
en güzelini
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلْقَصَصِ
kıssaların
İsim
Kök: قصص
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَصَصِİsimeril، mecrûr (genitif)
بِمَآ
vahyetmekle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أَوْحَيْنَآ
vahyettik
Fiil
Kök: وحي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْحَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
ٱلْقُرْءَانَ
Kur'an'ı
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرْءَانَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
وَإِن
ve oysa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
كُنتَ
sen idin
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِن
ondan önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِۦ
ondan önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَمِنَ
kimselerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْغَٰفِلِينَ
bilmeyen
İsim
Kök: غفل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَٰفِلِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Biz bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel kıssaları anlatıyoruz.. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle (eskilere dair) haberleri sana en güzel (en doğru) şekilde anlatıyoruz. Elbette sen bu (vahiy)den önce habersizlerdendin.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We do relate unto thee the most beautiful of stories, in that We reveal to thee this (portion of the) Qur'an: before this, thou too was among those who knew it not.

A. Yusuf Alipublic-domain

We tell you [Prophet] the best of stories in revealing this Quran to you. Before this you were one of those who knew nothing about them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We narrate unto thee (Muhammad) the best of narratives in that We have inspired in thee this Qur'an, though aforetime thou wast of the heedless.

M. Pickthallpublic-domain

We relate to you, [O Muḥammad], the best of stories in what We have revealed to you of this Qur’ān although you were, before it, among the unaware.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

نحن نقصُّ عليك -أيها الرسول- أحسن القصص بوحينا إليك هذا القرآن، وإن كنت قبل إنزاله عليك لمن الغافلين عن هذه الأخبار، لا تدري عنها شيئًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?