← Sure 12

12:67

وَقَالَ يَـٰبَنِىَّ لَا تَدْخُلُوا۟ مِنۢ بَابٍ وَٰحِدٍ وَٱدْخُلُوا۟ مِنْ أَبْوَٰبٍ مُّتَفَرِّقَةٍ ۖ وَمَآ أُغْنِى عَنكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ ۖ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَعَلَيْهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

Kelime kelime

وَقَالَ
ve dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَٰبَنِىَّ
ey oğullarım
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
بَنِىَّİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
لَا
girmeyin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَدْخُلُوا۟
gireceksiniz
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْخُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِنۢ
kapıdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَابٍ
kapıdan
İsim
Kök: بوب
Dilbilgisi (i'rab)
بَابٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَٰحِدٍ
bir
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَٰحِدٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
وَٱدْخُلُوا۟
(fakat) girin
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱدْخُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِنْ
kapılardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَبْوَٰبٍ
kapısı
İsim
Kök: بوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْوَٰبٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّتَفَرِّقَةٍ
ayrı ayrı
İsim
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
مُّتَفَرِّقَةٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَمَآ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآEdatolumsuzluk
أُغْنِى
savamam
Fiil
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
أُغْنِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
عَنكُم
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنَ
Allah'tan gelecek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مِن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِنِ
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِEdatolumsuzluk
ٱلْحُكْمُ
(hiçbir) Hüküm
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حُكْمُİsimeril، merfû (nominatif)
إِلَّا
dışında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
لِلَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
عَلَيْهِ
O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
تَوَكَّلْتُ
tevekkül ettim
Fiil
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
تَوَكَّلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَعَلَيْهِ
ve O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَلْيَتَوَكَّلِ
tevekkül etsinler
Fiil
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لْEdatemir، ön ek
يَتَوَكَّلِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْمُتَوَكِّلُونَ
tevekkül edenler
İsim
Kök: وكل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَوَكِّلُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Babaları: "Oğullarım! Tek bir kapıdan değil, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah katında size bir faydam olmaz, hüküm ancak Allah'ındır, O'na güvendim, güvenenler de O'na güvensinler" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve dedi ki: "Ey yavrularım! (şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin de ayrı ayrı kapılardan girin. Gerçi ben ne yapsam, Allah'ın takdirini sizden engelleyemem. Hüküm yalnızca Allah'ındır. Onun için bütün tevekkül edenler O'na tevekkül etmelidirler."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

“Ey oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin!(Ancak) Allah’tan (gelecek) hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. (Onun için) ben yalnızca O’na güvendim. Güvenenler yalnız O’na güvensinler!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Further he said: "O my sons! enter not all by one gate: enter ye by different gates. Not that I can profit you aught against Allah (with my advice): None can command except Allah: On Him do I put my trust: and let all that trust put their trust on Him."

A. Yusuf Alipublic-domain

He said, ‘My sons, do not enter all by one gate- use different gates. But I cannot help you against the will of God: all power is in God’s hands. I trust in Him; let everyone put their trust in Him,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And he said: O my sons! Go not in by one gate; go in by different gates. I can naught avail you as against Allah. Lo! the decision rests with Allah only. In Him do I put my trust, and in Him let all the trusting put their trust.

M. Pickthallpublic-domain

And he said, "O my sons, do not enter from one gate but enter from different gates; and I cannot avail you against [the decree of] Allāh at all. The decision is only for Allāh; upon Him I have relied, and upon Him let those who would rely [indeed] rely."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال لهم أبوهم: يا أبنائي إذا دخلتم أرض "مصر" فلا تدخلوا مِن باب واحد، ولكن ادخلوها من أبواب متفرقة، حتى لا تصيبكم العين، وإني إذ أوصيكم بهذا لا أدفع عنكم شيئًا قضاه الله عليكم، فما الحكم إلا لله وحده، عليه اعتمدت ووثقت، وعليه وحده يعتمد المؤمنون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular