← Sure 16

16:118

وَعَلَى ٱلَّذِينَ هَادُوا۟ حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِن قَبْلُ ۖ وَمَا ظَلَمْنَـٰهُمْ وَلَـٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Kelime kelime

وَعَلَى
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلَّذِينَ
olanlara da
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
هَادُوا۟
Yahudi
Fiil
Kök: هود
Dilbilgisi (i'rab)
هَادُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَرَّمْنَا
haram kılmıştık
Fiil
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
حَرَّمْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَا
anlattıklarımızı
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
قَصَصْنَا
anlattık
Fiil
Kök: قصص
Dilbilgisi (i'rab)
قَصَصْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِن
bundan önce
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsimmecrûr (genitif)
وَمَا
değildik
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
ظَلَمْنَٰهُمْ
onlara zulmediyor
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَلَمْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
كَانُوٓا۟
ediyorlardı
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنفُسَهُمْ
onlar kendilerine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَظْلِمُونَ
zulm
Fiil
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
يَظْلِمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Sana anlattıklarımızı, daha önce, yahudi olanlara da haram kılmıştık; biz onlara zulmetmedik, onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sana anlattıklarımızı, daha önce yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmemiştik. Fakat onlar kendi kendilerine zulmetmişlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sana daha önce anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz onlara haksızlık etmedik fakat onlar kendilerine yazık ediyorlardı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

To the Jews We prohibited such things as We have mentioned to thee before: We did them no wrong, but they were used to doing wrong to themselves.

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], We forbade the Jews what We told you about. We did not wrong them; they wronged themselves.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And unto those who are Jews We have forbidden that which We have already related unto thee. And We wronged them not, but they were wont to wrong themselves.

M. Pickthallpublic-domain

And to those who are Jews We have prohibited that which We related to you before. And We did not wrong them [thereby], but they were wronging themselves.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وعلى اليهود حَرَّمنا ما أخبرناك به -أيها الرسول- مِن قبل، وهو كل ذي ظُفُر، وشحوم البقر والغنم، إلا ما حَمَلَتْه ظهورها أو أمعاؤها أو كان مختلطًا بعظم، وما ظلمناهم بتحريم ذلك عليهم، ولكن كانوا ظالمين لأنفسهم بالكفر والبغي، فاستحقوا التحريم عقوبة لهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?