← Sure 16

16:119

ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَـٰلَةٍ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Kelime kelime

ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبَّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لِلَّذِينَ
kimseler için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
عَمِلُوا۟
işleyen(ler)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلسُّوٓءَ
kötülük
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سُّوٓءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بِجَهَٰلَةٍ
cehaletle
İsim
Kök: جهل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
جَهَٰلَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
تَابُوا۟
tevbe edenler (için)
Fiil
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
تَابُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنۢ
ardından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
ذَٰلِكَ
bunun
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
وَأَصْلَحُوٓا۟
ve uslananlar (için)
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصْلَحُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبَّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنۢ
bunlardan sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِهَا
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لَغَفُورٌ
bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
غَفُورٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
رَّحِيمٌ
esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Sonra doğrusu Rabbin, bilmeyerek kötülük işleyip ardından tevbe eden ve ıslah olanlardan yanadır. Rabbin bundan sonra da bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sonra şüphe yok ki Rabbin, bir cahillikle günah işleyip ardından tevbe eden ve durumunu düzelten kimseleri bağışlar. Şüphesiz ki Rabbin, bu tevbeden sonra Gafurdur, Rahîmdir (çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.)

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sonra şüphesiz ki Rabbin, cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra da bunun ardından tevbe edip kendilerini düzeltenleri (bağışlayacaktır). Şüphesiz ki ondan (tevbe ettikten) sonra Rabbin elbette çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But verily thy Lord,- to those who do wrong in ignorance, but who thereafter repent and make amends,- thy Lord, after all this, is Oft-Forgiving, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

But towards those who do wrong out of ignorance, and afterwards repent and make amends, your Lord is most forgiving and merciful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then lo! thy Lord - for those who do evil in ignorance and afterward repent and amend - lo! (for them) thy Lord is afterward indeed Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

Then, indeed your Lord, to those who have done wrong out of ignorance and then repent after that and correct themselves - indeed, your Lord, thereafter, is Forgiving and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ثم إن ربك للذين فعلوا المعاصي في حال جهلهم لعاقبتها وإيجابها لسخط الله -فكل عاص لله مخطئًا أو متعمدًا فهو جاهل بهذا الاعتبار وإن كان عالمًا بالتحريم-، ثم رجعوا إلى الله عمَّا كانوا عليه من الذنوب، وأصلحوا نفوسهم وأعمالهم، إن ربك -مِن بعد توبتهم وإصلاحهم- لَغفور لهم، رحيم بهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?