← Sure 17

17:30

إِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبَّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
يَبْسُطُ
açar (bol bol verir)
Fiil
Kök: بسط
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْسُطُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلرِّزْقَ
rızkı
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّزْقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لِمَن
kimseye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَيَقْدِرُ
ve kısar
Fiil
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَقْدِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِنَّهُۥ
çünkü O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَ
kullarını
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِعِبَادِهِۦ
kullarına
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
خَبِيرًۢا
bilir
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
خَبِيرًۢاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
بَصِيرًا
görür
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
بَصِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Doğrusu senin Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O kullarını gören ve haberdar olandır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Gerçekten senin Rabbin, kullarından dilediğinin rızkını genişletir ve dilediğini kısar. Şüphesiz ki Allah, kullarının durumlarından haberdardır, her şeyi görendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Rabbin, rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) görendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Verily thy Lord doth provide sustenance in abundance for whom He pleaseth, and He provideth in a just measure. For He doth know and regard all His servants.

A. Yusuf Alipublic-domain

Your Lord gives abundantly to whoever He will, and sparingly to whoever He will: He knows and observes His servants thoroughly.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! thy Lord enlargeth the provision for whom He will, and straiteneth (it for whom He will). Lo, He was ever Knower, Seer of His slaves.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, your Lord extends provision for whom He wills and restricts [it]. Indeed He is ever, concerning His servants, Aware and Seeing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن ربك يوسِّع الرزق على بعض الناس، ويضيِّقه على بعضهم، وَفْق علمه وحكمته سبحانه وتعالى. إنه هو المطَّلِع على خفايا عباده، لا يغيب عن علمه شيء من أحوالهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?