← Sure 17

17:29

وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَىٰ عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ ٱلْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا

Kelime kelime

وَلَا
ve asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَجْعَلْ
yapma
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْعَلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
يَدَكَ
el(ler)ini
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَدَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مَغْلُولَةً
bağlanmış
İsim
Kök: غلل
Dilbilgisi (i'rab)
مَغْلُولَةًİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِلَىٰ
boynuna
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
عُنُقِكَ
boyunları
İsim
Kök: عنق
Dilbilgisi (i'rab)
عُنُقِİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَبْسُطْهَا
açma
Fiil
Kök: بسط
Dilbilgisi (i'rab)
تَبْسُطْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
كُلَّ
tamamen
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْبَسْطِ
açarak
İsim
Kök: بسط
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَسْطِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
فَتَقْعُدَ
sonra kalırsın
Fiil
Kök: قعد
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
تَقْعُدَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
مَلُومًا
kınanmış
İsim
Kök: لوم
Dilbilgisi (i'rab)
مَلُومًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّحْسُورًا
hasret içinde
İsim
Kök: حسر
Dilbilgisi (i'rab)
مَّحْسُورًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme, büsbütün de açıp tutumsuz olma, yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Elini boynuna asıp bağlama (cimri olma), hem de onu büsbütün açıp saçma (israf etme); aksi halde kınanmış olursun ve eli boş açıkta kalırsın.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Elini boynuna kilitleme; onu büsbütün de açma! Sonra kınanmış, (kaybettiklerinin) hasret(ini) çekmiş olarak oturur kalırsın.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Make not thy hand tied (like a niggard's) to thy neck, nor stretch it forth to its utmost reach, so that thou become blameworthy and destitute.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not be tight-fisted, nor so open-handed that you end up blamed and overwhelmed with regret.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And let not thy hand be chained to thy neck nor open it with a complete opening, lest thou sit down rebuked, denuded.

M. Pickthallpublic-domain

And do not make your hand [as] chained to your neck or extend it completely and [thereby] become blamed and insolvent.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تمسك يدك عن الإنفاق في سبيل الخير، مضيِّقًا على نفسك وأهلك والمحتاجين، ولا تسرف في الإنفاق، فتعطي فوق طاقتك، فتقعد ملومًا يلومك الناس ويذمونك، نادمًا على تبذيرك وضياع مالك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution