← Sure 17

17:44

تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَـٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ ۚ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَـٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ ۗ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

Kelime kelime

تُسَبِّحُ
tesbih ederler
Fiil
Kök: سبح
Dilbilgisi (i'rab)
تُسَبِّحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
لَهُ
O'nu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلسَّمَٰوَٰتُ
gök
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
ٱلسَّبْعُ
yedi
İsim
Kök: سبع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّبْعُİsimeril، merfû (nominatif)
وَٱلْأَرْضُ
ve yeryüzü
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضُİsimdişil، merfû (nominatif)
وَمَن
ve kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
فِيهِنَّ
bunların içindeki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
وَإِن
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatolumsuzluk
مِّن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
شَىْءٍ
şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
tesbih etmeyen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
يُسَبِّحُ
tesbih ederler
Fiil
Kök: سبح
Dilbilgisi (i'rab)
يُسَبِّحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِحَمْدِهِۦ
hamd ile
İsim
Kök: حمد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
حَمْدِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلَٰكِن
ama
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
لَّا
siz anlamazsınız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
تَفْقَهُونَ
anlamaya
Fiil
Kök: فقه
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْقَهُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَسْبِيحَهُمْ
onların tesbihlerini
İsim
Kök: سبح
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْبِيحَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّهُۥ
şüphesiz O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَ
halimdir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
حَلِيمًا
halimdir
İsim
Kök: حلم
Dilbilgisi (i'rab)
حَلِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
غَفُورًا
çok bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Yedi gök, yer ve bunlarda bulunanlar O'nu tesbih eder; O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur; fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Doğrusu O Halim olandır, Bağışlayan'dır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yedi gök, yer ve bunların içinde bulunanlar, Allah'ı tesbih ederler. O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir varlık yoktur. Fakat siz, onların tesbihlerini iyi anlamazsınız. Şüphesiz O, halimdir çok bağışlayandır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yedi (kat) gök, yer ve bunlardaki herkes, O’nu (Allah’ı) tesbih eder (yüceltir). Hiçbir şey yoktur ki O’nu hamdiyle (övgüyle) tesbih ediyor (yüceltiyor) olmasın. Ancak siz onların tesbihini (yüceltmesini) anlayamıyorsunuz. Şüphesiz ki O hoşgörülüdür, çok bağışlayandır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The seven heavens and the earth, and all beings therein, declare His glory: there is not a thing but celebrates His praise; And yet ye understand not how they declare His glory! Verily He is Oft-Forbear, Most Forgiving!

A. Yusuf Alipublic-domain

The seven heavens and the earth and everyone in them glorify Him. There is not a single thing that does not celebrate His praise, though you do not understand their praise: He is most forbearing, most forgiving.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The seven heavens and the earth and all that is therein praise Him, and there is not a thing but hymneth His praise; but ye understand not their praise. Lo! He is ever Clement, Forgiving.

M. Pickthallpublic-domain

The seven heavens and the earth and whatever is in them exalt Him. And there is not a thing except that it exalts [Allāh] by His praise, but you do not understand their [way of] exalting. Indeed, He is ever Forbearing and Forgiving.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

تُسَبِّح له -سبحانه- السموات السبع والأرضون، ومَن فيهن مِن جميع المخلوقات، وكل شيء في هذا الوجود ينزه الله تعالى تنزيهًا مقرونًا بالثناء والحمد له سبحانه، ولكن لا تدركون -أيها الناس- ذلك. إنه سبحانه كان حليمًا بعباده لا يعاجل مَن عصاه بالعقوبة، غفورًا لهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Önceki kitaplarda

  • Mezmur 19:1paralel
    Yaratılış ve kozmoloji

    Gökler Tanrı'nın görkemini anlatır; gökkubbe ellerinin işini duyurur.

    Açıklama

    הַשָּׁמַ֗יִם מְֽסַפְּרִ֥ים כְּבֽוֹד־אֵ֑ל וּֽמַעֲשֵׂ֥ה יָ֝דָ֗יו מַגִּ֥יד הָרָקִֽיעַ׃

    Yaratılışın Yaratıcı'ya şahitliği ortak: «Gökler Tanrı'nın görkemini anlatır» (Mezmur 19:1) ↔ Kuran «yedi gök, yer ve onlardakiler O'nu tesbih eder; hiçbir şey yoktur ki O'nu övgüyle tesbih etmesin» (17:44; ayrıca 41:53). (Yorum.)

    İslamKuran — kendi çevirimiz (İbraniceden)attribution

Bu ayet nerede geçiyor?