← Sure 18

18:11

فَضَرَبْنَا عَلَىٰٓ ءَاذَانِهِمْ فِى ٱلْكَهْفِ سِنِينَ عَدَدًا

Kelime kelime

فَضَرَبْنَا
biz de vurduk
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ضَرَبْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَىٰٓ
(ağırlık)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
ءَاذَانِهِمْ
kulaklarına
İsim
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاذَانِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
mağarada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكَهْفِ
Kehf
İsim
Kök: كهف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَهْفِİsimeril، mecrûr (genitif)
سِنِينَ
yıllar
İsim
Kök: سنو
Dilbilgisi (i'rab)
سِنِينَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
عَدَدًا
nice
İsim
Kök: عدد
Dilbilgisi (i'rab)
عَدَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Mağaranın içinde onları yıllarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz de senelerce o mağarada onların kulaklarına perde yerleştirmiştik (onları uykuya daldırmıştık).

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then We draw (a veil) over their ears, for a number of years, in the Cave, (so that they heard not):

A. Yusuf Alipublic-domain

We sealed their ears [with sleep] in the cave for years.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then We sealed up their hearing in the Cave for a number of years.

M. Pickthallpublic-domain

So We cast [a cover of sleep] over their ears within the cave for a number of years.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فألقينا عليهم النوم العميق، فبقوا في الكهف سنين كثيرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution