← Sure 18

18:31

أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ جَنَّـٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَـٰرُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِّن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ ۚ نِعْمَ ٱلثَّوَابُ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا

Kelime kelime

أُو۟لَٰٓئِكَ
onlar öyle kimselerdir ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَهُمْ
kendileri için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
جَنَّٰتُ
cennetleri
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
عَدْنٍ
Adn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
عَدْنٍİsimözel isim، mecrûr (genitif)
تَجْرِى
akar
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
altlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهِمُ
altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هِمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْأَنْهَٰرُ
ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْهَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
يُحَلَّوْنَ
bezenirler
Fiil
Kök: حلي
Dilbilgisi (i'rab)
يُحَلَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مِنْ
bileziklerle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَسَاوِرَ
bilezikler
İsim
Kök: سور
Dilbilgisi (i'rab)
أَسَاوِرَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مِن
altından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
ذَهَبٍ
altın
İsim
Kök: ذهب
Dilbilgisi (i'rab)
ذَهَبٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَيَلْبَسُونَ
ve giyerler
Fiil
Kök: لبس
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَلْبَسُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ثِيَابًا
giysiler
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
ثِيَابًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
خُضْرًا
yeşil
İsim
Kök: خضر
Dilbilgisi (i'rab)
خُضْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّن
ince ipekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
سُندُسٍ
ince ipekten
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
سُندُسٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَإِسْتَبْرَقٍ
ve kalın ipekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِسْتَبْرَقٍİsimnekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مُّتَّكِـِٔينَ
yaslanırlar
İsim
Kök: وكأ
Dilbilgisi (i'rab)
مُّتَّكِـِٔينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
عَلَى
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرَآئِكِ
koltuklar
İsim
Kök: أرك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرَآئِكِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نِعْمَ
ne güzel
Fiil
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
نِعْمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلثَّوَابُ
sevap
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ثَّوَابُİsimeril، merfû (nominatif)
وَحَسُنَتْ
ve ne güzel
Fiil
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
حَسُنَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مُرْتَفَقًا
ağırlanma
İsim
Kök: رفق
Dilbilgisi (i'rab)
مُرْتَفَقًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İyi hareket edenin ecrini zayi etmeyiz. Doğrusu, inanıp yararlı iş yapanlara, işte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takınırlar, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek tahtları üzerinde otururlar. Ne güzel bir mükafat ve ne güzel yaslanacak yer!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte onlara Adn cennetleri vardır; altlarından ırmaklar akar, orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek koltuklar üzerine dayanıp kurulacaklar. O ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İşte onlara, altlarından ırmaklar akan durmaya değer cennetler vardır. Onlar orada koltuklara kurularak altın bileziklerle süslenip bezenecekler; ince ve kalın ipekli kumaştan yeşil elbiseler giyeceklerdir. Ne güzel karşılıktır o ve ne güzel kalma yeridir orası!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

For them will be Gardens of Eternity; beneath them rivers will flow; they will be adorned therein with bracelets of gold, and they will wear green garments of fine silk and heavy brocade: They will recline therein on raised thrones. How good the recompense! How beautiful a couch to recline on!

A. Yusuf Alipublic-domain

they will have Gardens of lasting bliss graced with flowing streams. There they will be adorned with bracelets of gold. There they will wear green garments of fine silk and brocade. There they will be comfortably seated on soft chairs. What a blessed reward! What a pleasant resting place!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

As for such, theirs will be Gardens of Eden, wherein rivers flow beneath them; therein they will be given armlets of gold and will wear green robes of finest silk and gold embroidery, reclining upon throne therein. Blest the reward, and fair the resting-place!

M. Pickthallpublic-domain

Those will have gardens of perpetual residence; beneath them rivers will flow. They will be adorned therein with bracelets of gold and will wear green garments of fine silk and brocade, reclining therein on adorned couches. Excellent is the reward, and good is the resting place.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أولئك الذين آمنوا لهم جنات يقيمون فيها دائمًا، تجري من تحت غرفهم ومنازلهم الأنهار العذبة، يُحَلَّون فيها بأساور الذهب، ويَلْبَسون ثيابًا ذات لون أخضر نسجت من رقيق الحرير وغليظه، يتكئون فيها على الأسِرَّة المزدانة بالستائر الجميلة، نِعْمَ الثواب ثوابهم، وحَسُنتِ الجنة منزلا ومكانًا لهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?