← Sure 19

19:39

وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

وَأَنذِرْهُمْ
onları uyar
Fiil
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنذِرْFiilemir، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَوْمَ
gününe (karşı)
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْحَسْرَةِ
hasret
İsim
Kök: حسر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَسْرَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
إِذْ
o zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
قُضِىَ
hükmedilir
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
قُضِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱلْأَمْرُ
işe
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَمْرُİsimeril، merfû (nominatif)
وَهُمْ
onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
فِى
içinde iken
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
غَفْلَةٍ
gaflet
İsim
Kök: غفل
Dilbilgisi (i'rab)
غَفْلَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
iman etmezlerken
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Hala gaflet içinde bulunanları ve hala inanmayanları işin bitmiş olacağı o hasret günü ile uyar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Ey Muhammed!) İnsanların pişmanlık duyacağı ve işin bitmiş olacağı (kıyamet) günü ile onları uyar. Onlar hâlâ gaflet içindedirler, onlar iman etmezler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hükmün kesinleştiği o pişmanlık günü hakkında onları uyar! Onlar gaflettedir ve (ahirete) inanmazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But warn them of the Day of Distress, when the matter will be determined: for (behold,) they are negligent and they do not believe!

A. Yusuf Alipublic-domain

for they are heedless and do not believe.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And warn them of the Day of anguish when the case hath been decided. Now they are in a state of carelessness, and they believe not.

M. Pickthallpublic-domain

And warn them, [O Muḥammad], of the Day of Regret, when the matter will be concluded; and [yet], they are in [a state of] heedlessness, and they do not believe.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأنذر - أيها الرسول - الناس يوم الندامة حين يُقضى الأمر، ويُجَاءُ بالموت كأنَّه كبش أملح، فيُذْبَح، ويُفصل بين الخلق، فيصير أهل الإيمان إلى الجنة، وأهل الكفر إلى النار، وهم اليوم في هذه الدنيا في غفلة عمَّا أُنذروا به، فهم لا يصدقون، ولا يعملون العمل الصالح.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?