19:55
وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا
Kelime kelime
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Meal
Çevresinde bulunanlara namaz kılmalarını, zekat vermelerini emrederdi. Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Ayrıca o, ailesine (destekçilerine) salâtı (Allah’a desteği, namazı) ve zekâtı emrederdi. Rabbi katında da hoşnutluk kazanmış biriydi.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
He used to enjoin on his people Prayer and Charity, and he was most acceptable in the sight of his Lord.
A. Yusuf Alipublic-domain
He commanded his household to pray and give alms, and his Lord was well pleased with him.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
He enjoined upon his people worship and almsgiving, and was acceptable in the sight of his Lord.
M. Pickthallpublic-domain
And he used to enjoin on his people prayer and zakāh and was to his Lord pleasing [i.e., accepted by Him].
Saheeh Internationalall-rights-reserved
وكان يأمر أهله بإقام الصلاة وإيتاء الزكاة، وكان عند ربه عز وجل مرضيًا عنه.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution