19:57
وَرَفَعْنَـٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا
Kelime kelime
وَرَفَعْنَٰهُ
onu yükseltmiştik
Fiil
Kök: رفع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdat — atıf bağlacı، ön ek
رَفَعْFiil — mâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsim — zamir، son ek، 1. çoğul
هُİsim — zamir، son ek، 3. tekil eril
مَكَانًا
bir yere
İsim
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
مَكَانًاİsim — eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَلِيًّا
yüce
İsim
Kök: علو
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيًّاİsim — eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
Meal
TR
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Biz onu yüce bir yere yükselttik.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
Biz de kendisini üstün bir makama yükseltmiştik.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
EN
And We raised him to a lofty station.
A. Yusuf Alipublic-domain
We raised him to a high position.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
And We raised him to high station.
M. Pickthallpublic-domain
And We raised him to a high station.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
AR
ورفَعْنا ذِكْره في العالمين، ومنزلته بين المقربين، فكان عالي الذكر، عالي المنزلة.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution