← Sure 2

2:111

وَقَالُوا۟ لَن يَدْخُلَ ٱلْجَنَّةَ إِلَّا مَن كَانَ هُودًا أَوْ نَصَـٰرَىٰ ۗ تِلْكَ أَمَانِيُّهُمْ ۗ قُلْ هَاتُوا۟ بُرْهَـٰنَكُمْ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

Kelime kelime

وَقَالُوا۟
ve dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَن
asla giremez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَنEdatolumsuzluk
يَدْخُلَ
girin
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
يَدْخُلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْجَنَّةَ
cennete
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةَİsimözel isim، dişil، mansûb (akuzatif)
إِلَّا
başkası
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مَن
kimseden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
كَانَ
olan
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُودًا
Yahudi
İsim
Kök: هود
Dilbilgisi (i'rab)
هُودًاİsimözel isim، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
veyahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
نَصَٰرَىٰ
hıristiyan
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَصَٰرَىٰİsimözel isim، harf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
تِلْكَ
işte bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
تِİsimism-i işaret، dişil tekil
لْEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
أَمَانِيُّهُمْ
onların kuruntusudur
İsim
Kök: مني
Dilbilgisi (i'rab)
أَمَانِيُّİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هَاتُوا۟
getirin
Fiil
Kök: هات
Dilbilgisi (i'rab)
هَاتُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بُرْهَٰنَكُمْ
delilinizi
İsim
Kök: برهن
Dilbilgisi (i'rab)
بُرْهَٰنَİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
صَٰدِقِينَ
doğru
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰدِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Yahudi veya Hıristiyan olmayan kimse elbette cennete girmeyecek" dediler; bu onların kuruntularıdır. De ki: "Sözünüz doğru ise delillerinizi getirin".

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir de "yahudi ve hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek" dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de onlara de ki; "Eğer doğru iseniz, haydi bakalım getirin delilinizi."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kitap ehli:) “Yahudi olanlar veya hristiyanlar hariç kimse asla cennete giremeyecek.” demişlerdi. İşte şu (iddiaları), kendi kuruntularıdır. De ki: “Doğruysanız delilinizi getirin!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And they say: "None shall enter Paradise unless he be a Jew or a Christian." Those are their (vain) desires. Say: "Produce your proof if ye are truthful."

A. Yusuf Alipublic-domain

They also say, ‘No one will enter Paradise unless he is a Jew or a Christian.’ This is their own wishful thinking. [Prophet], say, ‘Produce your evidence, if you are telling the truth.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they say: None entereth paradise unless he be a Jew or a Christian. These are their own desires. Say: Bring your proof (of what ye state) if ye are truthful.

M. Pickthallpublic-domain

And they say, "None will enter Paradise except one who is a Jew or a Christian." That is [merely] their wishful thinking. Say, "Produce your proof, if you should be truthful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ادَّعى كلٌّ من اليهود والنصارى أن الجنة خاصة بطائفته لا يدخلها غيرهم، تلك أوهامهم الفاسدة. قل لهم -أيها الرسول-: أحضروا دليلكم على صحة ما تدَّعون إن كنتم صادقين في دعواكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?