← Sure 2

2:136

قُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَـٰعِيلَ وَإِسْحَـٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَمَآ أُوتِىَ ٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

Kelime kelime

قُولُوٓا۟
deyin
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُولُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَامَنَّا
inandık
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَمَآ
ve şeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أُنزِلَ
indirilen
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَيْنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَمَآ
ve şeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أُنزِلَ
indirilen
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَىٰٓ
İbrahim'e
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
إِبْرَٰهِۦمَ
İbrahim'in
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِبْرَٰهِۦمَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَإِسْمَٰعِيلَ
ve İsma'il'e
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِسْمَٰعِيلَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَإِسْحَٰقَ
ve İshak'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِسْحَٰقَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَيَعْقُوبَ
ve Ya'kub'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَعْقُوبَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَسْبَاطِ
ve torunlarına
İsim
Kök: سبط
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَسْبَاطِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَمَآ
ve şeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أُوتِىَ
verilen
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
مُوسَىٰ
Musa'ya
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىٰİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
وَعِيسَىٰ
ve Îsa'ya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عِيسَىٰİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَمَآ
ve şeye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أُوتِىَ
verilen
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱلنَّبِيُّونَ
peygamberlere
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّبِيُّونَİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
مِن
Rablerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّهِمْ
Rableri
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَا
ayırım yapmayız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
نُفَرِّقُ
ayırım yapmadılar
Fiil
Kök: فرق
Dilbilgisi (i'rab)
نُفَرِّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
بَيْنَ
arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
أَحَدٍ
hiçbiri
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنْهُمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَنَحْنُ
ve biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
لَهُۥ
O'na
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
مُسْلِمُونَ
teslim olanlarız
İsim
Kök: سلم
Dilbilgisi (i'rab)
مُسْلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

"Allah'a, bize gönderilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına gönderilene, Musa ve İsa'ya verilene, Rableri tarafından peygamberlere verilene, onları birbirinden ayırt etmeyerek inandık, biz O'na teslim olanlarız" deyin.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Deyiniz ki, "Biz, Allah'a iman ettik ve bize ne indirildiyse İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve torunlarına ne indirildiyse, Musa'ya ve İsa'ya ne indirildiyse ve bütün peygamberlere Rablerinden ne verildiyse hepsine iman ettik. Biz onların arasında fark gözetmeyiz ve biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlara) şöyle deyin: “Biz Allah’a, bize indirilene; İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a ve (onların) torunlar(ın)a indirilene; Rableri tarafından Musa’ya ve İsa’ya verilenlere, (ayrıca) diğer peygamberlere verilenlere inandık. Onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeyiz. Biz yalnızca O’na (Allah’a) teslim olanlarız.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Say ye: "We believe in Allah, and the revelation given to us, and to Abraham, Isma'il, Isaac, Jacob, and the Tribes, and that given to Moses and Jesus, and that given to (all) prophets from their Lord: We make no difference between one and another of them: And we bow to Allah (in Islam)."

A. Yusuf Alipublic-domain

So [you believers], say, ‘We believe in God and in what was sent down to us and what was sent down to Abraham, Ishmael, Isaac, Jacob, and the Tribes, and what was given to Moses, Jesus, and all the prophets by their Lord. We make no distinction between any of them, and we devote ourselves to Him.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Say (O Muslims): We believe in Allah and that which is revealed unto us and that which was revealed unto Abraham, and Ishmael, and Isaac, and Jacob, and the tribes, and that which Moses and Jesus received, and that which the prophets received from their Lord. We make no distinction between any of them, and unto Him we have surrendered.

M. Pickthallpublic-domain

Say, [O believers], "We have believed in Allāh and what has been revealed to us and what has been revealed to Abraham and Ishmael and Isaac and Jacob and the Descendants [al-Asbāṭ] and what was given to Moses and Jesus and what was given to the prophets from their Lord. We make no distinction between any of them, and we are Muslims [in submission] to Him."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قولوا -أيها المؤمنون- لهؤلاء اليهود والنَّصارى: صدَّقنا بالله الواحد المعبود بحق، وبما أنزل إلينا من القرآن الذي أوحاه الله إلى نبيه ورسوله محمد صلى الله عليه وسلم، وما أنزل من الصحف إلى إبراهيم وابنيه إسماعيل وإسحاق، وإلى يعقوب والأسباط -وهم الأنبياء مِن ولد يعقوب الذين كانوا في قبائل بني إسرائيل الاثنتي عشرة- وما أُعطي موسى من التوراة، وعيسى من الإنجيل، وما أُعطي الأنبياء جميعًا من وحي ربهم، لا نفرق بين أحد منهم في الإيمان، ونحن خاضعون لله بالطاعة والعبادة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?