← Sure 2

2:151

كَمَآ أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولًا مِّنكُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَـٰتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ

Kelime kelime

كَمَآ
gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآEdatmasdar bağlacı
أَرْسَلْنَا
gönderdiğimiz
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِيكُمْ
kendi içinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
رَسُولًا
bir Elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنكُمْ
sizden olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
يَتْلُوا۟
okuyan
Fiil
Kök: تلو
Dilbilgisi (i'rab)
يَتْلُوا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَايَٰتِنَا
ayetlerimizi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَيُزَكِّيكُمْ
ve sizi temizleyen
Fiil
Kök: زكو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُزَكِّيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَيُعَلِّمُكُمُ
ve size öğreten
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُعَلِّمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْكِتَٰبَ
Kitabı
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلْحِكْمَةَ
ve hikmeti
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حِكْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَيُعَلِّمُكُم
ve size öğreten
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُعَلِّمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
لَمْ
olduğunuz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
تَكُونُوا۟
olmayın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْلَمُونَ
bilmiyor
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Nitekim Biz size, ayetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir Peygamber gönderdik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Nitekim size kendi içinizden, ayetlerimizi tilavet eden (okuyup aktaran), sizi (kötülüklerden) arındıran, size Kitabı ve hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) bildiren, bilmediklerinizi size öğreten bir elçi gönderdik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

A similar (favour have ye already received) in that We have sent among you a Messenger of your own, rehearsing to you Our Signs, and sanctifying you, and instructing you in Scripture and Wisdom, and in new knowledge.

A. Yusuf Alipublic-domain

just as Wehave sent among you a Messenger of your own to recite Our revelations to you, purify you and teach you the Scripture, wisdom, and [other] things you did not know.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Even as We have sent unto you a messenger from among you, who reciteth unto you Our revelations and causeth you to grow, and teacheth you the Scripture and wisdom, and teacheth you that which ye knew not.

M. Pickthallpublic-domain

Just as We have sent among you a messenger from yourselves reciting to you Our verses and purifying you and teaching you the Book and wisdom and teaching you that which you did not know.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

كما أنعمنا عليكم باستقبال الكعبة أرسلنا فيكم رسولا منكم يتلو عليكم الآيات المبينة للحق من الباطل، ويطهركم من دنس الشرك وسوء الأخلاق، ويعلمكم الكتاب والسنة وأحكام الشريعة، ويعلمكم من أخبار الأنبياء، وقصص الأمم السابقة ما كنتم تجهلونه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?