← Sure 2

2:49

وَإِذْ نَجَّيْنَـٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ ۚ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

Kelime kelime

وَإِذْ
hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
نَجَّيْنَٰكُم
sizi kurtarmıştık
Fiil
Kök: نجو
Dilbilgisi (i'rab)
نَجَّيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنْ
ailesinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
ءَالِ
ailesi
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
ءَالِİsimeril، mecrûr (genitif)
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
يَسُومُونَكُمْ
onlar size reva görüyor
Fiil
Kök: سوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَسُومُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
سُوٓءَ
en kötüsünü
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سُوٓءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْعَذَابِ
azabın
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
يُذَبِّحُونَ
boğazlayıp
Fiil
Kök: ذبح
Dilbilgisi (i'rab)
يُذَبِّحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَبْنَآءَكُمْ
oğullarınızı
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْنَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَيَسْتَحْيُونَ
sağ bırakıyorlardı
Fiil
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَسْتَحْيُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نِسَآءَكُمْ
kadınlarınızı
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
نِسَآءَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَفِى
ve vardı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكُم
bunda sizin için
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كُمEdatmuhâtab، son ek، eril çoğul
بَلَآءٌ
bir imtihan
İsim
Kök: بلو
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَآءٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
Rabbinizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık; bu Rabbinizin büyük bir imtihanı idi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(Hem hatırlayın ki bir zaman) sizi Firavun ailesinden de kurtardık, (onlar) size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani sizi işkencenin en kötüsüne süren ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtarmıştık. İşte bunda (size anlatılanlarda), Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember, We delivered you from the people of Pharaoh: They set you hard tasks and punishments, slaughtered your sons and let your women-folk live; therein was a tremendous trial from your Lord.

A. Yusuf Alipublic-domain

Remember when We saved you from Pharaoh’s people, who subjected you to terrible torment, slaughtering your sons and sparing only your women- this was a great trial from your Lord-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (remember) when We did deliver you from Pharaoh's folk, who were afflicting you with dreadful torment, slaying your sons and sparing your women: that was a tremendous trial from your Lord.

M. Pickthallpublic-domain

And [recall] when We saved you [i.e., your forefathers] from the people of Pharaoh, who afflicted you with the worst torment, slaughtering your [newborn] sons and keeping your females alive. And in that was a great trial from your Lord.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا نعمتنا عليكم حين أنقذناكم من بطش فرعون وأتباعه، وهم يُذيقونكم أشدَّ العذاب، فيُكثِرون مِن ذَبْح أبنائكم، وترك بناتكم للخدمة والامتهان. وفي ذلك اختبار لكم من ربكم، وفي إنجائكم منه نعمة عظيمة، تستوجب شكر الله تعالى في كل عصوركم وأجيالكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?