← Sure 2

2:58

وَإِذْ قُلْنَا ٱدْخُلُوا۟ هَـٰذِهِ ٱلْقَرْيَةَ فَكُلُوا۟ مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَٱدْخُلُوا۟ ٱلْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا۟ حِطَّةٌ نَّغْفِرْ لَكُمْ خَطَـٰيَـٰكُمْ ۚ وَسَنَزِيدُ ٱلْمُحْسِنِينَ

Kelime kelime

وَإِذْ
hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
قُلْنَا
demiştik ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱدْخُلُوا۟
girin
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱدْخُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَٰذِهِ
şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذِهِİsimism-i işaret، dişil tekil
ٱلْقَرْيَةَ
kente
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَرْيَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
فَكُلُوا۟
yeyin
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِنْهَا
oradan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
حَيْثُ
yerde
İsim
Kök: حيث
Dilbilgisi (i'rab)
حَيْثُİsimmekân zarfı
شِئْتُمْ
dilediğiniz
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شِئْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
رَغَدًا
bol bol
İsim
Kök: رغد
Dilbilgisi (i'rab)
رَغَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَٱدْخُلُوا۟
girin
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱدْخُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْبَابَ
kapıdan
İsim
Kök: بوب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
سُجَّدًا
secde ederek
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
سُجَّدًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَقُولُوا۟
ve deyin
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُولُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
حِطَّةٌ
hitta (ya Rabbi bizi affet)
İsim
Kök: حطط
Dilbilgisi (i'rab)
حِطَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
نَّغْفِرْ
biz de bağışlayalım
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
نَّغْفِرْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
لَكُمْ
sizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
خَطَٰيَٰكُمْ
hatalarınızı
İsim
Kök: خطأ
Dilbilgisi (i'rab)
خَطَٰيَٰİsimharf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَسَنَزِيدُ
ve daha fazlasını vereceğiz
Fiil
Kök: زيد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
نَزِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلْمُحْسِنِينَ
güzel davrananlara
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُحْسِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

"Şu şehre girin, orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin, secde ederek kapısından girin, "bağışla!" deyin, Biz de yanılmalarınızı bağışlarız, iyilere daha da artırırız" demiştik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hani bir zamanlar "Şu şehre girin de onun nimetlerinden dilediğiniz şekilde bol bol yiyin ve kapıdan secde ederek girin ve "hıtta" (bizi bağışla!) deyin ki, size, hatalarınızı mağfiret ediverelim, iyilik yapanlara nimetlerimizi daha da arttıracağız" dedik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani (İsrailoğulları’na) şöyle demiştik: “Şu şehre girip (yerleşin); onun (nimetlerinden) dilediğiniz gibi bolca yiyip (yararlanın)! Kapıdan eğilerek (saygıyla) girin ve “Hıttah! (Bizi bağışla!)” deyin ki sizin için hatalarınızı bağışlayalım. Güzel davrananların (ödülünü) ileride daha da artıracağız.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember We said: "Enter this town, and eat of the plenty therein as ye wish; but enter the gate with humility, in posture and in words, and We shall forgive you your faults and increase (the portion of) those who do good."

A. Yusuf Alipublic-domain

Remember when We said, ‘Enter this town and eat freely there as you will, but enter its gate humbly and say, “Relieve us!” Then We shall forgive you your sins and increase the rewards of those who do good.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when We said: Go into this township and eat freely of that which is therein, and enter the gate prostrate, and say: "Repentance." We will forgive you your sins and will increase (reward) for the right-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And [recall] when We said, "Enter this city [i.e., Jerusalem] and eat from it wherever you will in [ease and] abundance, and enter the gate bowing humbly and say, 'Relieve us of our burdens [i.e., sins].' We will [then] forgive your sins for you, and We will increase the doers of good [in goodness and reward]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكروا نعمتنا عليكم حين قلنا: ادخلوا مدينة "بيت المقدس" فكلوا من طيباتها في أي مكان منها أكلا هنيئًا، وكونوا في دخولكم خاضعين لله، ذليلين له، وقولوا: ربَّنا ضَعْ عنَّا ذنوبنا، نستجب لكم ونعف ونسترها عليكم، وسنزيد المحسنين بأعمالهم خيرًا وثوابًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?