← Sure 21

21:31

وَجَعَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Kelime kelime

وَجَعَلْنَا
ve yarattık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِى
yerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
رَوَٰسِىَ
yüksek dağlar
İsim
Kök: رسو
Dilbilgisi (i'rab)
رَوَٰسِىَİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَمِيدَ
sarsar
Fiil
Kök: ميد
Dilbilgisi (i'rab)
تَمِيدَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
بِهِمْ
onları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِمْİsimzamir، 3. çoğul eril
وَجَعَلْنَا
ve açtık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فِجَاجًا
geniş
İsim
Kök: فجج
Dilbilgisi (i'rab)
فِجَاجًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
سُبُلًا
yollar
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سُبُلًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّعَلَّهُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَهْتَدُونَ
yollarını bulurlar
Fiil
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
يَهْتَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Yeryüzüne, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yerleştirdik; rahat gidebilsinler diye aralarında geniş yollar varettik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yeryüzünde, insanlar sarsılmasın diye sabit dağlar yarattık, rahat gidebilsinler diye dağların aralarında geniş yollar var ettik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onları sarsmasıyla ilgili yerin içinde ağır baskılar yarattık.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We have set on the earth mountains standing firm, lest it should shake with them, and We have made therein broad highways (between mountains) for them to pass through: that they may receive Guidance.

A. Yusuf Alipublic-domain

And We put firm mountains on the earth, lest it should sway under them, and set broad paths on it, so that they might follow the right direction,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We have placed in the earth firm hills lest it quake with them, and We have placed therein ravines as roads that haply they may find their way.

M. Pickthallpublic-domain

And We placed within the earth firmly set mountains, lest it should shift with them, and We made therein [mountain] passes [as] roads that they might be guided.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وخلقنا في الأرض جبالا تثبتها حتى لا تضطرب، وجعلنا فيها طرقًا واسعة؛ رجاء اهتداء الخلق إلى معايشهم، وتوحيد خالقهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?