← Sure 21

21:30

أَوَلَمْ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَـٰهُمَا ۖ وَجَعَلْنَا مِنَ ٱلْمَآءِ كُلَّ شَىْءٍ حَىٍّ ۖ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ

Kelime kelime

أَوَلَمْ
görmediler mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
وَEdatek bağlaç، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَرَ
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوٓا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلسَّمَٰوَٰتِ
gökler
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَٰوَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَرْضَ
ve yer
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
كَانَتَا
idi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. ikil dişil
تَاİsimzamir، son ek، 3. ikil dişil
رَتْقًا
bitişik
İsim
Kök: رتق
Dilbilgisi (i'rab)
رَتْقًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَفَتَقْنَٰهُمَا
biz onları ayırdık
Fiil
Kök: فتق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
فَتَقْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
وَجَعَلْنَا
ve yarattık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِنَ
sudan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَآءِ
su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَآءِİsimeril، mecrûr (genitif)
كُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
حَىٍّ
canlı
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
حَىٍّİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
أَفَلَا
hala inanmıyorlar mı?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُؤْمِنُونَ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

İnkar edenler, gökler ve yer yapışıkken onları ayırdığımızı ve bütün canlıları sudan meydana getirdiğimizi bilmezler mi? İnanmıyorlar mı?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar, göklerle yer bitişik bir hâldeyken, onları birbirinden ayırdığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı gör(üp düşün)mediler mi? (Hâlâ) inanmayacaklar mı?

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Do not the Unbelievers see that the heavens and the earth were joined together (as one unit of creation), before we clove them asunder? We made from water every living thing. Will they not then believe?

A. Yusuf Alipublic-domain

Are the disbelievers not aware that the heavens and the earth used to be joined together and that We ripped them apart, that We made every living thing from water? Will they not believe?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Have not those who disbelieve known that the heavens and the earth were of one piece, then We parted them, and we made every living thing of water? Will they not then believe?

M. Pickthallpublic-domain

Have those who disbelieved not considered that the heavens and the earth were a joined entity, and then We separated them and made from water every living thing? Then will they not believe?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أولم يعلم هؤلاء الذين كفروا أن السموات والأرض كانتا ملتصقتين لا فاصل بينهما، فلا مطر من السماء ولا نبات من الأرض، ففصلناهما بقدرتنا، وأنزلنا المطر من السماء، وأخرجنا النبات من الأرض، وجعلنا من الماء كل شيء حي، أفلا يؤمن هؤلاء الجاحدون فيصدقوا بما يشاهدونه، ويخصُّوا الله بالعبادة؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?