← Sure 21

21:78

وَدَاوُۥدَ وَسُلَيْمَـٰنَ إِذْ يَحْكُمَانِ فِى ٱلْحَرْثِ إِذْ نَفَشَتْ فِيهِ غَنَمُ ٱلْقَوْمِ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَـٰهِدِينَ

Kelime kelime

وَدَاوُۥدَ
ve Davud'u
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
دَاوُۥدَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَسُلَيْمَٰنَ
ve Süleyman'ı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
سُلَيْمَٰنَİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِذْ
hani
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
يَحْكُمَانِ
onlar hükmediyorlardı
Fiil
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْكُمَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. ikil eril
انِİsimzamir، son ek، 3. ikil
فِى
hakkında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْحَرْثِ
bir ekin
İsim
Kök: حرث
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَرْثِİsimeril، mecrûr (genitif)
إِذْ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
نَفَشَتْ
yayıldığı
Fiil
Kök: نفش
Dilbilgisi (i'rab)
نَفَشَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
فِيهِ
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
غَنَمُ
davarının
İsim
Kök: غنم
Dilbilgisi (i'rab)
غَنَمُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْقَوْمِ
toplumun
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَكُنَّا
biz de idik
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لِحُكْمِهِمْ
onların hükümlerine
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
حُكْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
شَٰهِدِينَ
şahid
İsim
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
شَٰهِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Davud ve Süleyman da milletin koyunlarının yayıldığı bir ekin hakkında hüküm veriyorlarken, Biz onların hükmüne şahiddik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Davud ve Süleyman'ı da (hatırla). Hani onlar ekin hakkında hüküm veriyorlardı. Hani milletin koyunları (geceleyin) içinde yayılmıştı, biz onların hükmüne şahittik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Davud’u ve Süleyman’ı da (an)! Hani içinde halkın koyunlarının yayıldığı bir ekin konusunda hüküm veriyorlardı. Biz onların hükmüne şahittik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember David and Solomon, when they gave judgment in the matter of the field into which the sheep of certain people had strayed by night: We did witness their judgment.

A. Yusuf Alipublic-domain

And remember David and Solomon, when they gave judgement regarding the field into which sheep strayed by night and grazed. We witnessed their judgement

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And David and Solomon, when they gave judgment concerning the field, when people's sheep had strayed and browsed therein by night; and We were witnesses to their judgment.

M. Pickthallpublic-domain

And [mention] David and Solomon, when they judged concerning the field - when the sheep of a people overran it [at night], and We were witness to their judgement.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر - أيها الرسول - نبي الله داود وابنه سليمان، إذ يحكمان في قضية عرَضَها خصمان، عَدَت غنم أحدهما على زرع الآخر، وانتشرت فيه ليلا فأتلفت الزرع، فحكم داود بأن تكون الغنم لصاحب الزرع ملْكًا بما أتلفته، فقيمتهما سواء، وكنَّا لحكمهم شاهدين لم يَغِبْ عنا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular