← Sure 21

21:84

فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَكَشَفْنَا مَا بِهِۦ مِن ضُرٍّ ۖ وَءَاتَيْنَـٰهُ أَهْلَهُۥ وَمِثْلَهُم مَّعَهُمْ رَحْمَةً مِّنْ عِندِنَا وَذِكْرَىٰ لِلْعَـٰبِدِينَ

Kelime kelime

فَٱسْتَجَبْنَا
biz de kabul ettik
Fiil
Kök: جوب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱسْتَجَبْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لَهُۥ
onu(n du'asını)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
فَكَشَفْنَا
ve kaldırdık
Fiil
Kök: كشف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَشَفْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَا
ne varsa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
بِهِۦ
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
مِن
derdi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
ضُرٍّ
bir zarar
İsim
Kök: ضرر
Dilbilgisi (i'rab)
ضُرٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَءَاتَيْنَٰهُ
ve ona verdik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَهْلَهُۥ
ailesini
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَمِثْلَهُم
ve bir katını daha
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِثْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَّعَهُمْ
onlarla beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَحْمَةً
bir rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْ
tarafımızdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِنَا
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَذِكْرَىٰ
ve bir öğüt olarak
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ذِكْرَىٰİsimdişil، merfû (nominatif)
لِلْعَٰبِدِينَ
ibadet edenler için
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰبِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Biz de onun duasını kabul etmiş ve başına gelenleri kaldırmıştık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha vermiştik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz de onun duasını kabul ettik de başına gelenleri kaldırdık. Katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hatıra olmak üzere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Tarafımızdan bir merhamet ve kulluk edenler için bir hatırla(t)ma olmak üzere onun duasına cevap vermiş, kendisindeki sıkıntıyı gidermiş ve ona ailesini, ayrıca bunlarla birlikte bir mislini (beklemediği diğer yakınlarını) daha vermiştik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So We listened to him: We removed the distress that was on him, and We restored his people to him, and doubled their number,- as a Grace from Ourselves, and a thing for commemoration, for all who serve Us.

A. Yusuf Alipublic-domain

We answered him, removed his suffering, and restored his family to him, along with more like them, as an act of grace from Us and a reminder for all who serve Us.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Then We heard his prayer and removed that adversity from which he suffered, and We gave him his household (that he had lost) and the like thereof along with them, a mercy from Our store, and a remembrance for the worshippers;

M. Pickthallpublic-domain

So We responded to him and removed what afflicted him of adversity. And We gave him [back] his family and the like thereof with them as mercy from Us and a reminder for the worshippers [of Allāh].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فاستجبنا له دعاءه، ورفعنا عنه البلاء، ورددنا عليه ما فقده من أهل وولد ومال مضاعفًا، فَعَلْنا به ذلك رحمة منَّا، وليكون قدوة لكل صابر على البلاء، راجٍ رحمة ربه، عابد له.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?