← Sure 23

23:53

فَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ زُبُرًا ۖ كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ

Kelime kelime

فَتَقَطَّعُوٓا۟
fakat parçalayıp ayırdılar
Fiil
Kök: قطع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَقَطَّعُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَمْرَهُم
işlerini
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بَيْنَهُمْ
aralarında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
زُبُرًا
Kitaplara
İsim
Kök: زبر
Dilbilgisi (i'rab)
زُبُرًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كُلُّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلُّİsimeril، merfû (nominatif)
حِزْبٍۭ
gurup
İsim
Kök: حزب
Dilbilgisi (i'rab)
حِزْبٍۭİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بِمَا
bulunanla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
لَدَيْهِمْ
kendi yanında
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
لَدَيْİsimmekân zarfı
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَرِحُونَ
sevinmektedir
İsim
Kök: فرح
Dilbilgisi (i'rab)
فَرِحُونَİsimeril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Ama insanlar din konusunda aralarında bölük bölük oldular. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Derken insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her grup, kendinde bulunan ile sevinip böbürlendi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Ne var ki) insanlar, kendi aralarında işlerini parça parça edip kitaplara ayrıldılar (farklı kitaplara dönüştürdüler). Her grup kendi yanında bulunanla (kendi elindekiyle) sevinmektedir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But people have cut off their affair (of unity), between them, into sects: each party rejoices in that which is with itself.

A. Yusuf Alipublic-domain

but they have split their community into sects, each rejoicing in their own.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But they (mankind) have broken their religion among them into sects, each group rejoicing in its tenets.

M. Pickthallpublic-domain

But they [i.e., the people] divided their religion among them into portions [i.e., sects] - each faction, in what it has, rejoicing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فتفرَّق الأتباع في الدين إلى أحزاب وشيع، جعلوا دينهم أديانًا بعدما أُمروا بالاجتماع، كل حزب معجب برأيه زاعم أنه على الحق وغيره على الباطل. وفي هذا تحذير من التحزب والتفرق في الدين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution