23:53
فَتَقَطَّعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ زُبُرًا ۖ كُلُّ حِزْبٍۭ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ
Word by word
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Grammar (i'rab)
Translation
But people have cut off their affair (of unity), between them, into sects: each party rejoices in that which is with itself.
A. Yusuf Alipublic-domain
but they have split their community into sects, each rejoicing in their own.
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
But they (mankind) have broken their religion among them into sects, each group rejoicing in its tenets.
M. Pickthallpublic-domain
But they [i.e., the people] divided their religion among them into portions [i.e., sects] - each faction, in what it has, rejoicing.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
Ama insanlar din konusunda aralarında bölük bölük oldular. Her bölük kendi tuttuğu yoldan memnundur.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Derken insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her grup, kendinde bulunan ile sevinip böbürlendi.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
(Ne var ki) insanlar, kendi aralarında işlerini parça parça edip kitaplara ayrıldılar (farklı kitaplara dönüştürdüler). Her grup kendi yanında bulunanla (kendi elindekiyle) sevinmektedir.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
فتفرَّق الأتباع في الدين إلى أحزاب وشيع، جعلوا دينهم أديانًا بعدما أُمروا بالاجتماع، كل حزب معجب برأيه زاعم أنه على الحق وغيره على الباطل. وفي هذا تحذير من التحزب والتفرق في الدين.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution