← Sure 25

25:7

وَقَالُوا۟ مَالِ هَـٰذَا ٱلرَّسُولِ يَأْكُلُ ٱلطَّعَامَ وَيَمْشِى فِى ٱلْأَسْوَاقِ ۙ لَوْلَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُۥ نَذِيرًا

Kelime kelime

وَقَالُوا۟
ve dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَالِ
ne oluyor ki?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَالِİsimsoru
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
ٱلرَّسُولِ
elçiye
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
يَأْكُلُ
yiyor
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْكُلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلطَّعَامَ
yemek
İsim
Kök: طعم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّعَامَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَيَمْشِى
ve geziyor
Fiil
Kök: مشي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَمْشِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِى
çarşılarda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَسْوَاقِ
bacaklarını
İsim
Kök: سوق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَسْوَاقِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لَوْلَآ
değil mi?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْلَآEdattahdîd (teşvik)
أُنزِلَ
indirilmeli
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أُنزِلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
إِلَيْهِ
ona
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَلَكٌ
bir melek
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
مَلَكٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَيَكُونَ
olsun
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
يَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَعَهُۥ
kendisiyle beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
نَذِيرًا
uyarıcı
İsim
Kök: نذر
Dilbilgisi (i'rab)
نَذِيرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya! Yahut, kendisine bir hazine verilseydi, veya besleneceği bir bahçe olsaydı ya!" Bu zalimler, inananlara: "Siz sadece büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki, yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kâfirler) şöyle dediler: “Bu ne biçim elçi! Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor! Kendisine bir melek indirilip o da onunla uyarıcı olmalı değil miydi?

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And they say: "What sort of a messenger is this, who eats food, and walks through the streets? Why has not an angel been sent down to him to give admonition with him?

A. Yusuf Alipublic-domain

They also say, ‘What sort of messenger is this? He eats food and walks about in the marketplaces! Why has no angel been sent down to help him with his warnings?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And they say: What aileth this messenger (of Allah) that he eateth food and walketh in the markets? Why is not an angel sent down unto him, to be a warner with him.

M. Pickthallpublic-domain

And they say, "What is this messenger that eats food and walks in the markets? Why was there not sent down to him an angel so he would be with him a warner?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال المشركون: ما لهذا الذي يزعم أنه رسول الله (يعنون محمدًا صلى الله عليه وسلم) يأكل الطعام مثلنا، ويمشي في الأسواق لطلب الرزق؟ فهلا أرسل الله معه مَلَكًا يشهد على صدقه، أو يهبط عليه من السماء كنز من مال، أو تكون له حديقة عظيمة يأكل من ثمرها، وقال هؤلاء الظالمون المكذبون: ما تتبعون أيها المؤمنون إلا رجلا به سحر غلب على عقله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?