← Sure 25

25:9

ٱنظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا۟ لَكَ ٱلْأَمْثَـٰلَ فَضَلُّوا۟ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا

Kelime kelime

ٱنظُرْ
bak
Fiil
Kök: نظر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱنظُرْFiilemir، 2. tekil eril
كَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
ضَرَبُوا۟
misal verdiler
Fiil
Kök: ضرب
Dilbilgisi (i'rab)
ضَرَبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَكَ
senin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
ٱلْأَمْثَٰلَ
benzetmelerle
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَمْثَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
فَضَلُّوا۟
saptılar
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ضَلُّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَلَا
artık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَسْتَطِيعُونَ
bulamazlar
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَطِيعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَبِيلًا
yolu
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey Muhammed! sana nasıl misaller getirdiklerine bir bak! Onlar sapmışlardır, yol bulamazlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Senin için bak ne biçim örnekler verdiler! Onlar zaten sapmışlardı ve (artık) gerçeğe giden yolu da bulamazlar.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

See what kinds of comparisons they make for thee! But they have gone astray, and never a way will they be able to find!

A. Yusuf Alipublic-domain

See what they think you are like! They have gone astray and cannot find the right way.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

See how they coin similitudes for thee, so that they are all astray and cannot find a road!

M. Pickthallpublic-domain

Look how they strike for you comparisons; but they have strayed, so they cannot [find] a way.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

انظر - أيها الرسول - كيف قال المكذبون في حقك تلك الأقوال العجيبة التي تشبه -لغرابتها- الأمثال؛ ليتوصلوا إلى تكذيبك؟ فبَعُدوا بذلك عن الحق، فلا يجدون سبيلا إليه؛ ليصححوا ما قالوه فيك من الكذب والافتراء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?