← Sure 26

26:189

فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Kelime kelime

فَكَذَّبُوهُ
fakat onu yalanladılar
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَأَخَذَهُمْ
nihayet onları yakaladı
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَخَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَذَابُ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابُİsimeril، merfû (nominatif)
يَوْمِ
gününün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلظُّلَّةِ
gölge
İsim
Kök: ظلل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظُّلَّةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
إِنَّهُۥ
gerçekten o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَ
idi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَذَابَ
azabı
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
يَوْمٍ
bir günün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَظِيمٍ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Ama onu yalanladılar. Bunun üzerine onları bulutlu bir günün azabı yakaladı. Gerçekten o gün, azabı büyük bir gündü.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hülasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. O cidden büyük bir günün azabı idi!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onu yalanlamışlardı ve kendilerini o gölge gününün azabı yakalamıştı. Şüphesiz ki o, büyük bir günün azabıydı!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But they rejected him. Then the punishment of a day of overshadowing gloom seized them, and that was the Penalty of a Great Day.

A. Yusuf Alipublic-domain

They called him a liar, and so the torment of the Day of Shadow came upon them- it was the torment of a terrible day.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But they denied him, so there came on them the retribution of the day of gloom. Lo! it was the retribution of an awful day.

M. Pickthallpublic-domain

And they denied him, so the punishment of the day of the black cloud seized them. Indeed, it was the punishment of a terrible day.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فاستمَرُّوا على تكذيبه، فأصابهم الحر الشديد، وصاروا يبحثون عن ملاذ يستظلون به، فأظلتهم سحابة، وجدوا لها بردًا ونسيمًا، فلما اجتمعوا تحتها، التهبت عليهم نارًا فأحرقتهم، فكان هلاكهم جميعًا في يوم شديد الهول.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution