← Sure 27

27:47

قَالُوا۟ ٱطَّيَّرْنَا بِكَ وَبِمَن مَّعَكَ ۚ قَالَ طَـٰٓئِرُكُمْ عِندَ ٱللَّهِ ۖ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ تُفْتَنُونَ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱطَّيَّرْنَا
uğursuzluğa uğradık
Fiil
Kök: طير
Dilbilgisi (i'rab)
ٱطَّيَّرْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِكَ
senin yüzünden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كَİsimzamir، 2. tekil eril
وَبِمَن
ve bulunanların yüzünden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
مَّعَكَ
seninle beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
طَٰٓئِرُكُمْ
uğursuzluğunuz
İsim
Kök: طير
Dilbilgisi (i'rab)
طَٰٓئِرُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عِندَ
katındadır
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
بَلْ
doğrusu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بَلْEdatidrâb (bel)
أَنتُمْ
siz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
قَوْمٌ
bir toplumsunuz
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
تُفْتَنُونَ
sınanan
Fiil
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
تُفْتَنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

"Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık" dediler. Salih: "Uğursuzluğunuz Allah katındandır; belki imtihana çekilen bir milletsiniz" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Cevap verdiler: "Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık." Salih: "Size çöken uğursuzluk (sebebi) Allah katında (yazılı)dır. Belki siz imtihana çekilen bir kavimsiniz" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Kavmi) şöyle demişti: “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.” (Salih ise) “Size gelen uğursuzluk (yapıp ettikleriniz nedeniyle) Allah katında(n gelmiş)tir. Aslında siz deneniyorsunuz.” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "Ill omen do we augur from thee and those that are with thee". He said: "Your ill omen is with Allah; yea, ye are a people under trial."

A. Yusuf Alipublic-domain

They said, ‘We see you and your fol-lowers as an evil omen.’ He replied, ‘God will decide on any omen you may see: you people are being put to the test.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: We augur evil of thee and those with thee. He said: Your evil augury is with Allah. Nay, but ye are folk that are being tested.

M. Pickthallpublic-domain

They said, "We consider you a bad omen, you and those with you." He said, "Your omen [i.e., fate] is with Allāh. Rather, you are a people being tested."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال قوم صالح له: تَشاءَمْنا بك وبمن معك ممن دخل في دينك، قال لهم صالح: ما أصابكم الله مِن خير أو شر فهو مقدِّره عليكم ومجازيكم به، بل أنتم قوم تُخْتَبرون بالسراء والضراء والخير والشر.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?