← Sure 27

27:80

إِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ

Kelime kelime

إِنَّكَ
elbette sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَا
duyuramazsın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تُسْمِعُ
işittiremezsin
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْمِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ٱلْمَوْتَىٰ
ölülere
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَوْتَىٰİsimharf-i cer (edat)، merfû (nominatif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تُسْمِعُ
işittiremezsin
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْمِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلصُّمَّ
sağırlara
İsim
Kök: صمم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صُّمَّİsimharf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
ٱلدُّعَآءَ
çağrıyı
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّعَآءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
وَلَّوْا۟
kaçtıkları
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُدْبِرِينَ
arkalarını dönerek
İsim
Kök: دبر
Dilbilgisi (i'rab)
مُدْبِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Sen, ölülere şüphesiz ki işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bil ki sen, ölülere işittiremezsin, arkasını dönüp kaçmakta olan sağırlara da daveti duyuramazsın.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki sen ölülere duyuramazsın; sağırlara da arkalarını dönüp giderlerken çağrıyı işittiremezsin.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Truly thou canst not cause the dead to listen, nor canst thou cause the deaf to hear the call, (especially) when they turn back in retreat.

A. Yusuf Alipublic-domain

You cannot make the dead hear, you cannot make the deaf listen to your call when they turn their backs and leave,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! thou canst not make the dead to hear, nor canst thou make the deaf to hear the call when they have turned to flee;

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, you will not make the dead hear, nor will you make the deaf hear the call when they have turned their backs retreating.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنك -أيها الرسول- لا تقدر أن تُسمع الحق مَن طبع الله على قلبه فأماته، ولا تُسمع دعوتك مَن أصمَّ الله سمعه عن سماع الحق عند إدبارهم معرضين عنك، فإن الأصم لا يسمع الدعاء إذا كان مقبلا، فكيف إذا كان معرضًا عنه موليًا مدبرًا؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?