← Sure 28

28:30

فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ مِن شَـٰطِئِ ٱلْوَادِ ٱلْأَيْمَنِ فِى ٱلْبُقْعَةِ ٱلْمُبَـٰرَكَةِ مِنَ ٱلشَّجَرَةِ أَن يَـٰمُوسَىٰٓ إِنِّىٓ أَنَا ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Kelime kelime

فَلَمَّآ
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَمَّآİsimzaman zarfı
أَتَىٰهَا
oraya gelince
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أَتَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
نُودِىَ
şöyle seslenildi
Fiil
Kök: ندي
Dilbilgisi (i'rab)
نُودِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
مِن
kıyısından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
شَٰطِئِ
yan
İsim
Kök: شطأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَٰطِئِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْوَادِ
vadinin
İsim
Kök: ودي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَادِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْأَيْمَنِ
sağdaki
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَيْمَنِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
فِى
yerdeki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْبُقْعَةِ
düz yer
İsim
Kök: بقع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بُقْعَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلْمُبَٰرَكَةِ
mübarek
İsim
Kök: برك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُبَٰرَكَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)، sıfat
مِنَ
ağaçtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلشَّجَرَةِ
ağacın
İsim
Kök: شجر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّجَرَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَن
diye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَٰمُوسَىٰٓ
ey Musa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
مُوسَىٰٓİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
إِنِّىٓ
muhakkak ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَنَا
benim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَاİsimzamir، 1. tekil
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
رَبُّ
Rabbi
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْعَٰلَمِينَ
alemlerin
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰلَمِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Oraya gelince, kutlu yerdeki vadinin sağ yanındaki ağaç cihetinden: "Ey Musa! Şüphesiz Ben, Alemlerin Rabbi olan Allah'ım" diye seslenildi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Oraya varınca, o bereketli yerde, sağ taraftaki vadinin kıyısından, (yanan) ağaç yönünden kendisine şöyle seslenilmişti: “Ey Musa! Âlemlerin Rabbi olan Allah benim ben!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But when he came to the (fire), a voice was heard from the right bank of the valley, from a tree in hallowed ground: "O Moses! Verily I am Allah, the Lord of the Worlds....

A. Yusuf Alipublic-domain

But when he reached it, a voice called out to him from the right-hand side of the valley, from a tree on the blessed ground: ‘Moses, I am God, the Lord of the Worlds.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when he reached it, he was called from the right side of the valley in the blessed field, from the tree: O Moses! Lo! I, even I, am Allah, the Lord of the Worlds;

M. Pickthallpublic-domain

But when he came to it, he was called from the right side of the valley in a blessed spot - from the tree, "O Moses, indeed I am Allāh, Lord of the worlds."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فلما أتى موسى النار ناداه الله من جانب الوادي الأيمن لموسى في البقعة المباركة من جانب الشجرة: أن يا موسى إني أنا الله رب العالين، وأن ألق عصاك، فألقاها موسى، فصارت حية تسعى، فلما رآها موسى تضطرب كأنها جانٌّ من الحيات ولَّى هاربًا منها، ولم يلتفت من الخوف، فناداه ربه: يا موسى أقبل إليَّ ولا تَخَفْ؛ إنك من الآمنين من كل مكروه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?