← Sure 28

28:4

إِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَجَعَلَ أَهْلَهَا شِيَعًا يَسْتَضْعِفُ طَآئِفَةً مِّنْهُمْ يُذَبِّحُ أَبْنَآءَهُمْ وَيَسْتَحْىِۦ نِسَآءَهُمْ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُفْسِدِينَ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِرْعَوْنَ
Fir'avn
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
فِرْعَوْنَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
عَلَا
ululandı (zorbalığa kalktı)
Fiil
Kök: علو
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَاFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَجَعَلَ
ve böldü
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَهْلَهَا
halkını
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
شِيَعًا
çeşitli gruplara
İsim
Kök: شيع
Dilbilgisi (i'rab)
شِيَعًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يَسْتَضْعِفُ
eziyordu
Fiil
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَضْعِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
طَآئِفَةً
bir zümreyi
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
طَآئِفَةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْهُمْ
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يُذَبِّحُ
kesiyordu
Fiil
Kök: ذبح
Dilbilgisi (i'rab)
يُذَبِّحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَبْنَآءَهُمْ
oğullarını
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْنَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَيَسْتَحْىِۦ
ve sağ bırakıyordu
Fiil
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَسْتَحْىِۦFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نِسَآءَهُمْ
kadınlarını
İsim
Kök: نسو
Dilbilgisi (i'rab)
نِسَآءَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّهُۥ
çünkü o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَ
idi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنَ
bozgunculardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُفْسِدِينَ
bozguncuların
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُفْسِدِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Firavun memleketin başına geçti ve halkını fırkalara ayırdı. İçlerinden bir topluluğu güçsüz bularak onların oğullarını boğazlıyor, kadınları sağ bırakıyordu; çünkü o, bozguncunun biriydi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Çünkü Firavun, (Mısır) toprağında gerçekten azmış, halkını parça parça etmişti. Onlardan bir zümreyi güçsüz buluyor, bunların oğullarını boğazlıyor, kızlarını ise sağ bırakıyordu. Belli ki o bozgunculardandı.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Firavun, o yerde (Mısır’da) zorbalaşmış, erkek çocuklarını kestirip kadınlarını sağ bırakarak (ve) her birini (her grubu) zayıf düşürerek halkını çeşitli gruplara ayırmıştı. Şüphesiz ki o (Firavun) bozgunculardandı.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Truly Pharaoh elated himself in the land and broke up its people into sections, depressing a small group among them: their sons he slew, but he kept alive their females: for he was indeed a maker of mischief.

A. Yusuf Alipublic-domain

Pharaoh made himself high and mighty in the land and divided the people into different groups: one group he oppressed, slaughtering their sons and sparing their women––he was one of those who spread corruption––

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! Pharaoh exalted himself in the earth and made its people castes. A tribe among them he oppressed, killing their sons and sparing their women. Lo! he was of those who work corruption.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, Pharaoh exalted himself in the land and made its people into factions, oppressing a sector among them, slaughtering their [newborn] sons and keeping their females alive. Indeed, he was of the corrupters.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن فرعون تكبر وطغى في الأرض، وجعل أهلها طوائف متفرقة، يستضعف طائفة منهم، وهم بنو إسرائيل، يذبِّح أبناءهم، ويستعبد نساءهم، إنه كان من المفسدين في الأرض.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?