← Sure 28

28:84

مَن جَآءَ بِٱلْحَسَنَةِ فَلَهُۥ خَيْرٌ مِّنْهَا ۖ وَمَن جَآءَ بِٱلسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى ٱلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ إِلَّا مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Kelime kelime

مَن
kim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
جَآءَ
getirirse
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِٱلْحَسَنَةِ
bir iyilik
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَسَنَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَلَهُۥ
ona vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
خَيْرٌ
daha güzeli
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
جَآءَ
getirirse
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِٱلسَّيِّئَةِ
kötülük
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّيِّئَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَلَا
cezalandırılmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يُجْزَى
mükafatlandırırız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
يُجْزَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
عَمِلُوا۟
yapan(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلسَّيِّـَٔاتِ
kötülükleri
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّيِّـَٔاتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
إِلَّا
başkasıyla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
مَا
şeylerden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kim bir iyilik getirirse ona ondan daha üstün karşılık vardır. Kim bir kötülük getirirse, o kötülükleri işleyenler, ancak yaptıkları kadar ceza görürler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kim bir iyilikle gelirse ona ondan daha iyisi vardır. Kim de bir kötülükle gelirse, kötülükleri işleyenlere yaptıklarından başka karşılık verilmeyecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If any does good, the reward to him is better than his deed; but if any does evil, the doers of evil are only punished (to the extent) of their deeds.

A. Yusuf Alipublic-domain

Whoever comes before God with a good deed will receive a better reward; whoever comes with an evil deed will be punished only for what he has done.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Whoso bringeth a good deed, he will have better than the same; while as for him who bringeth an ill-deed, those who do ill-deeds will be requited only what they did.

M. Pickthallpublic-domain

Whoever comes [on the Day of Judgement] with a good deed will have better than it; and whoever comes with an evil deed - then those who did evil deeds will not be recompensed except [as much as] what they used to do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

من جاء يوم القيامة بإخلاص التوحيد لله وبالأعمال الصالحة وَفْق ما شرع الله، فله أجر عظيم خير من ذلك، وذلك الخير هو الجنة والنعيم الدائم، ومن جاء بالأعمال السيئة، فلا يُجْزى الذين عملوا السيئات على أعمالهم إلا بما كانوا يعملون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution