← Sure 28

28:83

تِلْكَ ٱلدَّارُ ٱلْـَٔاخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذِينَ لَا يُرِيدُونَ عُلُوًّا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فَسَادًا ۚ وَٱلْعَـٰقِبَةُ لِلْمُتَّقِينَ

Kelime kelime

تِلْكَ
işte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
تِİsimism-i işaret، dişil tekil
لْEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱلدَّارُ
yurdu
İsim
Kök: دور
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دَّارُİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
ٱلْءَاخِرَةُ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةُİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
نَجْعَلُهَا
onu veririz
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
نَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لِلَّذِينَ
kimselere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
لَا
istemeyen(ler)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُرِيدُونَ
istiyorlar
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عُلُوًّا
böbürlenmeyi
İsim
Kök: علو
Dilbilgisi (i'rab)
عُلُوًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
فَسَادًا
bozguncuğu
İsim
Kök: فسد
Dilbilgisi (i'rab)
فَسَادًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٱلْعَٰقِبَةُ
ve sonuç
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰقِبَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
لِلْمُتَّقِينَ
sakınanlarındır
İsim
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُتَّقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Bu ahiret yurdunu, yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu istemeyen kimselere veririz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

O ahiret yurduna gelince, biz onu yeryüzünde kibirlenmek ve bozgunculuk (yapmak) istemeyenler için hazırlıyoruz. (Mutlu) son, muttakîler (duyarlı olanlar) içindir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

That Home of the Hereafter We shall give to those who intend not high-handedness or mischief on earth: and the end is (best) for the righteous.

A. Yusuf Alipublic-domain

We grant the Home in the Hereafter to those who do not seek superiority on earth or spread corruption: the happy ending is awarded to those who are mindful of God.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

As for that Abode of the Hereafter We assign it unto those who seek not oppression in the earth, nor yet corruption. The sequel is for those who ward off (evil).

M. Pickthallpublic-domain

That home of the Hereafter We assign to those who do not desire exaltedness upon the earth or corruption. And the [best] outcome is for the righteous.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

تلك الدار الآخرة نجعل نعيمها للذين لا يريدون تكبرًا عن الحق في الأرض ولا فسادًا فيها. والعاقبة المحمودة -وهي الجنة- لمن اتقى عذاب الله وعمل الطاعات، وترك المحرمات.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?