← Sure 29

29:32

قَالَ إِنَّ فِيهَا لُوطًا ۚ قَالُوا۟ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَن فِيهَا ۖ لَنُنَجِّيَنَّهُۥ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَـٰبِرِينَ

Kelime kelime

قَالَ
(İbrahim) dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنَّ
ama
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِيهَا
orada vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لُوطًا
Lut
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
لُوطًاİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
قَالُوا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
أَعْلَمُ
daha iyi biliriz
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْلَمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
بِمَن
kimin bulunduğunu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
فِيهَا
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لَنُنَجِّيَنَّهُۥ
onu kurtaracağız
Fiil
Kök: نجو
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
نُنَجِّيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
نَّEdattekit، son ek
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَأَهْلَهُۥٓ
ve ailesini
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَهْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِلَّا
yalnız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
ٱمْرَأَتَهُۥ
karısı
İsim
Kök: مرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱمْرَأَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
كَانَتْ
olmuştur
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مِنَ
kalacaklardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْغَٰبِرِينَ
(azabda) kalacaklar
İsim
Kök: غبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
غَٰبِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

İbrahim: "Ama Lut oradadır" dedi, elçiler: "Biz orada olanları daha iyi biliriz; onu ve geride kalanlardan olacak karısı dışında ailesini kurtaracağız" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

(İbrahim) dedi ki: "Ama orada Lut var!" Şöyle cevap verdiler: "Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o geride (azabda) kalacaklar arasındadır. "

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(İbrahim) şöyle demişti: “(Ama) orada Lut var!” (Melekler ise): “Biz orada kimin bulunduğunu çok iyi bilenleriz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Sadece hanımı hariç; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "But there is Lut there." They said: "Well do we know who is there: we will certainly save him and his following,- except his wife: she is of those who lag behind!"

A. Yusuf Alipublic-domain

Abraham said, ‘But Lot lives there.’ They answered, ‘We know who lives there better than you do. We shall save him and his household, except for his wife: she will be one of those who stay behind.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: Lo! Lot is there. They said: We are best aware of who is there. We are to deliver him and his household, all save his wife, who is of those who stay behind.

M. Pickthallpublic-domain

[Abraham] said, "Indeed, within it is Lot." They said, "We are more knowing of who is within it. We will surely save him and his family, except his wife. She is to be of those who remain behind."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال إبراهيم للملائكة: إنَّ فيها لوطًا وليس من الظالمين، فقالت الملائكة له: نحن أعلم بمن فيها، لننجِّينَّه وأهله من الهلاك الذي سينزل بأهل قريته إلا امرأته كانت من الباقين الهالكين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?