← Sure 29

29:41

مَثَلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ كَمَثَلِ ٱلْعَنكَبُوتِ ٱتَّخَذَتْ بَيْتًا ۖ وَإِنَّ أَوْهَنَ ٱلْبُيُوتِ لَبَيْتُ ٱلْعَنكَبُوتِ ۖ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

Kelime kelime

مَثَلُ
misali
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مَثَلُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱتَّخَذُوا۟
edinen(lerin)
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّخَذُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِن
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
أَوْلِيَآءَ
dostlar
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلِيَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كَمَثَلِ
misali gibidir
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَثَلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْعَنكَبُوتِ
örümcek
İsim
Kök: عنكب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَنكَبُوتِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱتَّخَذَتْ
edinen
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّخَذَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
بَيْتًا
bir ev
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْتًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَإِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
أَوْهَنَ
en gevşeği
İsim
Kök: وهن
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْهَنَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلْبُيُوتِ
evlerin
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بُيُوتِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
لَبَيْتُ
elbette evidir
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
بَيْتُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْعَنكَبُوتِ
örümcek
İsim
Kök: عنكب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَنكَبُوتِİsimeril، mecrûr (genitif)
لَوْ
keşke
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatşart
كَانُوا۟
idi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَعْلَمُونَ
bilseler
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, kendine yuva yapan dişi örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümceğin yuvasıdır. Keşke bilseler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. Halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Keşke bilselerdi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ın peşi sıra dostlar edinenlerin örneği, yuva edinen dişi örümceğin örneği gibidir. Şüphesiz ki yuvaların en dayanıksız olanı elbette örümcek yuvasıdır.Keşke bilselerdi!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The parable of those who take protectors other than Allah is that of the spider, who builds (to itself) a house; but truly the flimsiest of houses is the spider's house;- if they but knew.

A. Yusuf Alipublic-domain

Those who take protectors other than God can be compared to spiders building themselves houses- the spider’s is the frailest of all houses- if only they could understand.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The likeness of those who choose other patrons than Allah is as the likeness of the spider when she taketh unto herself a house, and lo! the frailest of all houses is the spider's house, if they but knew.

M. Pickthallpublic-domain

The example of those who take allies other than Allāh is like that of the spider who takes [i.e., constructs] a home. And indeed, the weakest of homes is the home of the spider, if they only knew.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

مثل الذين جعلوا الأوثان من دون الله أولياء يرجون نصرها، كمثل العنكبوت التي عملت بيتًا لنفسها ليحفظها، فلم يُغن عنها شيئًا عند حاجتها إليه، فكذلك هؤلاء المشركون لم يُغْن عنهم أولياؤهم الذين اتخذوهم من دون الله شيئًا، وإن أضعف البيوت لَبيت العنكبوت، لو كانوا يعلمون ذلك ما اتخذوهم أولياء، فهم لا ينفعونهم ولا يضرونهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular