← Sure 3

3:188

لَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أَتَوا۟ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحْمَدُوا۟ بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا۟ فَلَا تَحْسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٍ مِّنَ ٱلْعَذَابِ ۖ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Kelime kelime

لَا
sanma
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَحْسَبَنَّ
sanma
Fiil
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْسَبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَفْرَحُونَ
sevinen
Fiil
Kök: فرح
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْرَحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَآ
o ettiklerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أَتَوا۟
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أَتَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَّيُحِبُّونَ
ve sevenlerin
Fiil
Kök: حبب
Dilbilgisi (i'rab)
وَّEdatatıf bağlacı، ön ek
يُحِبُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَن
övülmeyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُحْمَدُوا۟
övülürler
Fiil
Kök: حمد
Dilbilgisi (i'rab)
يُحْمَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَا
şeylerle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
لَمْ
yapmadıkları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
يَفْعَلُوا۟
yapacakları
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَلَا
ve zannetme
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَحْسَبَنَّهُم
sanma
Fiil
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْسَبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِمَفَازَةٍ
kurtulacaklarını
İsim
Kök: فوز
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَفَازَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّنَ
azabdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْعَذَابِ
azabın
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَلَهُمْ
onlar için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ettiklerine sevinen ve yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananların, sakın onların azabdan kurtulacaklarını sanma; elem verici azab onlaradır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarını) sanma! Onların azaptan kurtulacaklarını da sanma! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sanma ki yaptıklarına sevinip yapmadıkları ile övülmek isteyenler, (evet) sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır! Onlar için elem verici bir azap vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Think not that those who exult in what they have brought about, and love to be praised for what they have not done,- think escape the penalty. For them is a penalty Grievous indeed.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do not think [Prophet] that those who exult in what they have done and seek praise for things they have not done will escape the torment; agonizing torment awaits them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Think not that those who exult in what they have given, and love to be praised for what they have not done - Think not, they are in safety from the doom. A painful doom is theirs.

M. Pickthallpublic-domain

And never think that those who rejoice in what they have perpetrated and like to be praised for what they did not do - never think them [to be] in safety from the punishment, and for them is a painful punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تظنن الذين يفرحون بما أَتَوا من أفعال قبيحة كاليهود والمنافقين وغيرهم، ويحبون أن يثني عليهم الناس بما لم يفعلوا، فلا تظننهم ناجين من عذاب الله في الدنيا، ولهم في الآخرة عذاب موجع. وفي الآية وعيد شديد لكل آت لفعل السوء معجب به، ولكل مفتخر بما لم يعمل، ليُثنيَ عليه الناس ويحمدوه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?