← Sure 3

3:187

وَإِذْ أَخَذَ ٱللَّهُ مِيثَـٰقَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَـٰبَ لَتُبَيِّنُنَّهُۥ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُۥ فَنَبَذُوهُ وَرَآءَ ظُهُورِهِمْ وَٱشْتَرَوْا۟ بِهِۦ ثَمَنًا قَلِيلًا ۖ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ

Kelime kelime

وَإِذْ
hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
أَخَذَ
almıştı
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَذَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مِيثَٰقَ
söz
İsim
Kök: وثق
Dilbilgisi (i'rab)
مِيثَٰقَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kendilerine
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أُوتُوا۟
verilenlerden
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْكِتَٰبَ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
لَتُبَيِّنُنَّهُۥ
onu mutlaka açıklayacaksınız
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
تُبَيِّنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
نَّEdattekit، son ek
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لِلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَلَا
gizlemeyeceksiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَكْتُمُونَهُۥ
gizleyen
Fiil
Kök: كتم
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْتُمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فَنَبَذُوهُ
fakat onlar (verdikleri sözü) attılar
Fiil
Kök: نبذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
نَبَذُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَرَآءَ
ardına
İsim
Kök: وري
Dilbilgisi (i'rab)
وَرَآءَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ظُهُورِهِمْ
sırtlarının
İsim
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
ظُهُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَٱشْتَرَوْا۟
ve aldılar
Fiil
Kök: شري
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱشْتَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهِۦ
karşılığında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
ثَمَنًا
bir para
İsim
Kök: ثمن
Dilbilgisi (i'rab)
ثَمَنًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قَلِيلًا
azıcık
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
قَلِيلًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
فَبِئْسَ
ne kötü
Fiil
Kök: بأس
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
بِئْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَا
şey
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يَشْتَرُونَ
satın alıyorlar
Fiil
Kök: شري
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْتَرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Allah, Kitap verilenlerden, onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz, diye ahid almıştı. Onlar ise, onu arkalarına atıp az bir değere değiştiler. Alış verişleri ne kötüdür!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz." diye söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani Allah kendilerine kitap verilenlerden, “Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz” diye söz almıştı. Onlar ise bunu sırtlarının arkasına atmışlar; onu az bir değer karşılığında satmışlardı. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember Allah took a covenant from the People of the Book, to make it known and clear to mankind, and not to hide it; but they threw it away behind their backs, and purchased with it some miserable gain! And vile was the bargain they made!

A. Yusuf Alipublic-domain

God took a pledge from those who were given the Scripture- ‘Make it known to people; do not conceal it’- but they tossed the pledge over their shoulders, they bartered it for a small price: what a bad bargain they made!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And (remember) when Allah laid a charge on those who had received the Scripture (He said): Ye are to expound it to mankind and not to hide it. But they flung it behind their backs and bought thereby a little gain. Verily evil is that which they have gained thereby.

M. Pickthallpublic-domain

And [mention, O Muḥammad], when Allāh took a covenant from those who were given the Scripture, [saying], "You must make it clear [i.e., explain it] to the people and not conceal it." But they threw it away behind their backs and exchanged it for a small price. And wretched is that which they purchased.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها الرسول- إذ أخذ الله العهد الموثق على الذين آتاهم الله الكتاب من اليهود والنصارى، فلليهود التوراة وللنصارى الإنجيل؛ ليعملوا بهما، ويبينوا للناس ما فيهما، ولا يكتموا ذلك ولا يخفوه، فتركوا العهد ولم يلتزموا به، وأخذوا ثمنا بخسًا مقابل كتمانهم الحق وتحريفهم الكتاب، فبئس الشراء يشترون، في تضييعهم الميثاق، وتبديلهم الكتاب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?