← Sure 30

30:52

فَإِنَّكَ لَا تُسْمِعُ ٱلْمَوْتَىٰ وَلَا تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ ٱلدُّعَآءَ إِذَا وَلَّوْا۟ مُدْبِرِينَ

Kelime kelime

فَإِنَّكَ
şüphesiz sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَا
asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تُسْمِعُ
söz dinletemezsin
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْمِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلْمَوْتَىٰ
ölülere
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَوْتَىٰİsimharf-i cer (edat)، merfû (nominatif)
وَلَا
ve asla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تُسْمِعُ
işittiremezsin
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْمِعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
ٱلصُّمَّ
sağırlara
İsim
Kök: صمم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صُّمَّİsimharf-i cer (edat)، mansûb (akuzatif)
ٱلدُّعَآءَ
çağrıyı
İsim
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّعَآءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِذَا
giderlerken
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
وَلَّوْا۟
döndüler
Fiil
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مُدْبِرِينَ
arkalarını dönüp
İsim
Kök: دبر
Dilbilgisi (i'rab)
مُدْبِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Tabiidir ki sen ölülere katiyyen işittiremezsin; dönüp giden sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti, arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da duyuramazsın.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki sen ölülere duyuramazsın; sağırlara da arkalarını dönüp giderlerken çağrıyı işittiremezsin.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So verily thou canst not make the dead to hear, nor canst thou make the deaf to hear the call, when they show their backs and turn away.

A. Yusuf Alipublic-domain

You [Prophet] cannot make the dead hear and you cannot make the deaf hear your call when they turn their backs and leave;

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

For verily thou (Muhammad) canst not make the dead to hear, nor canst thou make the deaf to hear the call when they have turned to flee.

M. Pickthallpublic-domain

So indeed, you will not make the dead hear, nor will you make the deaf hear the call when they turn their backs, retreating.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فإنك -أيها الرسول- لا تسمع من مات قلبه، أو سدَّ أذنه عن سماع الحق، فلا تجزع ولا تحزن على عدم إيمان هؤلاء المشركين بك، فإنهم كالصم والموتى لا يسمعون، ولا يشعرون ولو كانوا حاضرين، فكيف إذا كانوا غائبين عنك مدبرين؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?