← Sure 32

32:23

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ فَلَا تَكُن فِى مِرْيَةٍ مِّن لِّقَآئِهِۦ ۖ وَجَعَلْنَـٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Kelime kelime

وَلَقَدْ
ve andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
ءَاتَيْنَا
biz verdik
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مُوسَى
Musa'ya
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مُوسَىİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
ٱلْكِتَٰبَ
Kitabı
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَلَا
sakın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَكُن
olma
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
فِى
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
مِرْيَةٍ
kuşku
İsim
Kök: مري
Dilbilgisi (i'rab)
مِرْيَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
onun ulaşmasından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
لِّقَآئِهِۦ
kavuşmayı
İsim
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
لِّقَآئِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَجَعَلْنَٰهُ
ve onu yaptık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
هُدًى
yol gösterici
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هُدًىİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لِّبَنِىٓ
oğullarına
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَنِىٓİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِسْرَٰٓءِيلَİsimözel isim، mecrûr (genitif)

Meal

TR

And olsun ki Musa'ya Kitap verdik; Sakın sen ona kavuşacağından şüphe etme. Musa'ya verdiğimizi İsrailoğullarına doğruluk rehberi kıldık.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Andolsun ki biz vaktiyle Musa'ya kitap vermiştik. Şimdi de sen ona (öyle bir kitaba) kavuşmaktan şüphe içinde olma. Biz onu İsrailoğullarına doğru yolu göstren bir rehber kılmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki biz Musa’ya da Kitabı vermiştik. Sen (de) ona kavuşacağından şüphe etme! Onu İsrailoğullarına bir rehber kılmıştık.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We did indeed aforetime give the Book to Moses: be not then in doubt of its reaching (thee): and We made it a guide to the Children of Israel.

A. Yusuf Alipublic-domain

We gave Moses the Scripture- so [Muhammad] do not doubt that you are receiving it- and We made it a guide for the Children of Israel.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

We verily gave Moses the Scripture; so be not ye in doubt of his receiving it; and We appointed it a guidance for the Children of Israel.

M. Pickthallpublic-domain

And We certainly gave Moses the Scripture, so do not be in doubt over his meeting. And We made it [i.e., the Torah] guidance for the Children of Israel.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد آتينا موسى التوراة كما آتيناك -أيها الرسول- القرآن، فلا تكن في شك من لقاء موسى ليلة الإسراء والمعراج، وجعلنا التوراة هداية لبني إسرائيل، تدعوهم إلى الحق وإلى طريق مستقيم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?