← Sure 33

33:58

وَٱلَّذِينَ يُؤْذُونَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ بِغَيْرِ مَا ٱكْتَسَبُوا۟ فَقَدِ ٱحْتَمَلُوا۟ بُهْتَـٰنًا وَإِثْمًا مُّبِينًا

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
incitenler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يُؤْذُونَ
incitenlere
Fiil
Kök: أذي
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'min erkekleri
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)
وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ
ve mü'min kadınları
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mansûb (akuzatif)
بِغَيْرِ
dışındaki
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
غَيْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
مَا
bir şeyle
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
ٱكْتَسَبُوا۟
yaptıklarının
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱكْتَسَبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَقَدِ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
قَدِEdattahkik (kad)
ٱحْتَمَلُوا۟
yüklenmişlerdir
Fiil
Kök: حمل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱحْتَمَلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بُهْتَٰنًا
bir iftira
İsim
Kök: بهت
Dilbilgisi (i'rab)
بُهْتَٰنًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَإِثْمًا
ve bir günah
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِثْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّبِينًا
açık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İnanan erkek ve kadınları, yapmadıkları bir şeyden ötürü incitenler, şüphesiz iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olurlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Mümin erkeklere ve mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler de bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, elbette bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And those who annoy believing men and women undeservedly, bear (on themselves) a calumny and a glaring sin.

A. Yusuf Alipublic-domain

and those who undeservedly insult believing men and women will bear the guilt of slander and flagrant sin.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who malign believing men and believing women undeservedly, they bear the guilt of slander and manifest sin.

M. Pickthallpublic-domain

And those who harm believing men and believing women for [something] other than what they have earned [i.e., deserved] have certainly borne upon themselves a slander and manifest sin.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين يؤذون المؤمنين والمؤمنات بقول أو فعل من غير ذنب عملوه، فقد ارتكبوا أفحش الكذب والزور، وأتوا ذنبًا ظاهر القبح يستحقون به العذاب في الآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?