← Sure 34

34:21

وَمَا كَانَ لَهُۥ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَـٰنٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِٱلْـَٔاخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِى شَكٍّ ۗ وَرَبُّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ

Kelime kelime

وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
yoktu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُۥ
onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
عَلَيْهِم
onlar üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّن
zorlayıcı bir gücü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
سُلْطَٰنٍ
delil
İsim
Kök: سلط
Dilbilgisi (i'rab)
سُلْطَٰنٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
لِنَعْلَمَ
(ayırd edip) bilelim diye
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
نَعْلَمَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مَن
kimseyi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يُؤْمِنُ
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِٱلْءَاخِرَةِ
ahirete
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
مِمَّنْ
kimseden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّنْİsimism-i mevsûl
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
مِنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فِى
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
شَكٍّ
kuşku
İsim
Kök: شكك
Dilbilgisi (i'rab)
شَكٍّİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَرَبُّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَلَىٰ
her
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
حَفِيظٌ
korumaktadır
İsim
Kök: حفظ
Dilbilgisi (i'rab)
حَفِيظٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Oysa İblis'in onlar üzerinde bir nüfuzu yoktu; ama Biz ahirete inanan kimselerle ondan şüphede olanları, işte böylece ortaya koyarız. Rabbin her şeyi gözetip koruyandır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Halbuki İblis'in onlar üzerinde hiçbir saltanat kudreti yoktu. Fakat biz ahirete imanı olanı belli edecek, ondan şüphe içinde bulunandan ayırt edecektik. Öyle ya Rabb'in her şeyi gözetleyendir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Oysa) onun (İblis’in), onlar üzerinde hiçbir etkisi yoktu. Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan bil(dir)ip (ayırt edip ortaya çıkaralım) diye (ona bu fırsatı vermiştik). Rabbin her şeyi koruyandır. Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But he had no authority over them,- except that We might test the man who believes in the Hereafter from him who is in doubt concerning it: and thy Lord doth watch over all things.

A. Yusuf Alipublic-domain

even though he had no authority over them. But [We aim] to distinguish those who believe in the life to come from those who doubt it: [Prophet], your Lord observes everything.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And he had no warrant whatsoever against them, save that We would know him who believeth in the Hereafter from him who is in doubt thereof; and thy Lord (O Muhammad) taketh note of all things.

M. Pickthallpublic-domain

And he had over them no authority except [it was decreed] that We might make evident who believes in the Hereafter from who is thereof in doubt. And your Lord, over all things, is Guardian.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما كان لإبليس على هؤلاء الكفار مِن قهر على الكفر، ولكن حكمة الله اقتضت تسويله لبني آدم؛ ليظهر ما علمه سبحانه في الأزل؛ لنميز مَن يصدِّق بالبعث والثواب والعقاب ممن هو في شك من ذلك. وربك على كل شيء حفيظ، يحفظه ويجازي عليه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?